<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Onpoliklinik.net</title>
	<atom:link href="http://onpoliklinik.net/index.php/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://onpoliklinik.net</link>
	<description></description>
	<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 12:41:44 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Proktoloji</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/proktoloji/39</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/proktoloji/39#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:58:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Cerrahi]]></category>

		<category><![CDATA[fissür]]></category>

		<category><![CDATA[fistül]]></category>

		<category><![CDATA[genel cerrahi]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroit]]></category>

		<category><![CDATA[proktoloji]]></category>

		<category><![CDATA[varis]]></category>

		<category><![CDATA[varis tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[yara bakim hizmeti]]></category>

		<category><![CDATA[yara tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[PROKTOLOJİ : Kalın barsağın rectum ve anüs kısımlarının hastalıklarıyla ilgilenen dalıdır.
ANÜS : Rectumun dış açıklığıdır.
RECTUM : Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır.Anüsle dışarı açılır.
KALIN BARSAK (KOLON) -REKTUM VE ANÜS HASTALIKLARI 

Kalın Barsak (Kolon), Rektum ve Anüs (Makat) sindirim sistemimizin İnce Barsaklardan sonra gelen kısımlarıdır.Kalın barsak ortalama 1,5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="haberyazi_renkli">PROKTOLOJİ :</span><span class="haberyazi"> Kalın barsağın rectum ve anüs kısımlarının hastalıklarıyla ilgilenen dalıdır.</span><span class="haberyazibaslik"><br />
</span><span class="haberyazi_renkli">ANÜS :</span> <span class="haberyazi">Rectumun dış açıklığıdır.</span><span class="haberyazibaslik"><br />
</span><span class="haberyazi_renkli">RECTUM :</span> <span class="haberyazi">Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır.Anüsle dışarı açılır.</span></p>
<p><span class="haberyazi_renkli">KALIN BARSAK (KOLON) -REKTUM VE ANÜS HASTALIKLARI </span><span class="haberyazibaslik"><br />
</span></p>
<p><img style="margin: 10px;" title="sedef hastalığı, dermatoloji, üroloji, androloji, cinsel fonksiyon bozuklukları, proktoloji, yara bakım hizmeti, varis tedavisi, hemoroid, fistül, fissür" src="http://www.onklinik.com.tr/images/OnKlinik_Kalin_Bagirsak.gif" alt="On Klinik - Kalın Bağırsak" hspace="10" vspace="10" align="left" />Kalın Barsak (Kolon), Rektum ve Anüs (Makat) sindirim sistemimizin İnce Barsaklardan sonra gelen kısımlarıdır.Kalın barsak ortalama 1,5 m uzunluğundadır.</p>
<p>Rektum, Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır. Anüsle(makat) dışarı açılır.</p>
<p>Kolon ve Rektum hastalıkları, hafif şiddette rahatsızlıklardan, hayatı tehdit edici durumlara kadar ilerleyen rahatsızlıklara neden olabilir. Bu hastalıklarda erken teşhis ve tedavi çoğu kez hayat kurtarıcı olabilmektedir. Ne var ki hastaların çoğu bilgi eksikliği, ihmal, utanma gibi nedenlerden dolayı hekime geç başvurmaktadır.</p>
<p class="haberyazi_renkli">KOLO-REKTAL HASTALIKLARIN GENEL BELİRTİLERİ NELERDİR ?</p>
<ul>
<li>Anüsden ( Makattan ) KAN gelmesi ( taze-kırmızı veya durmuş-siyah kan şeklinde olabilir</li>
<li>Büyük abdest yapmada (defekasyon) değişiklik olması ( gaitanın incelmesi ), düzensiz şekilde</li>
<li>Konstipasyon( kabızlık)-diyare (ishal) olunması,</li>
<li>Defekasyon ( büyük abdest yapma ) yaptıkdan sonra tam rahatlamama ve tekrar tekrar defekasyon yapmak isteği,</li>
<li>Defekasyon sırasında ağrı olması,</li>
<li>Anüs bölgesinde kaşıntı, şişlikler ve yaralar olması,</li>
<li>Karında zaman zaman izah edilemeyen ağrıların olması,</li>
<li>Zayıflama, kansızlık ( anemi )</li>
</ul>
<p style="text-align: center;">olması gibi belirtilerde mutlaka hekime başvurulmalıdır.<br />
<span class="haberyazi_renkli">!!! KALIN BAĞIRSAK KANSERİ ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR !!!</span><br />
<img class="aligncenter" style="margin: 5px;" title="sedef hastalığı, dermatoloji, üroloji, androloji, cinsel fonksiyon bozuklukları, proktoloji, yara bakım hizmeti, varis tedavisi, hemoroid, fistül, fissür" src="http://www.onklinik.com.tr/images/OnKlinik_Kalin_Bagirsak_02.jpg" alt="On Klinik - Kalın Bağırsak" hspace="5" vspace="5" /> </p>
<p><span class="haberyazi_renkli">TEŞHİSDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR? </span></p>
<p>Tüm inceleme ve tedavi; minyatür aletler ve tamamen doğal ağrı kesici merhemlerle ağrısız uygulanmaktadır.<br />
Fiziki muayene: Hastanın genel olarak yapılan muayenesi.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Rektal Tuşe:</span> Anüs ve Rektumun eldiven giyilip vazelin sürüldükten sonra parmakla yapılan muayenesi. Bu yöntemle bu bölgenin birçok hastalığı saptanır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Endoskopik muayene;</span><br />
    <strong>Anoskopi:</strong> Anal bölgenin görüntülenmesi işlemidir.<br />
    <strong>Rektoskopi:</strong> Optik cihazla barsak içinin 30 cm e kadar görüntülenmesidir.</p>
<p>İşlem öncesinde barsakların temiz olması için bir gün önceden ya da fizik muayene sonrası hastaya barsak boşaltıcı ilaçlar verilebilir.Bu yöntemlerle tüm anüs ve rektum gözle incelenebilir, lezyonun (hastalığın) izlenmesi için fotoğrafı çekilebilir ,hastaya anında gösterilebilir, biyopsi alınabilir(kanser teşhisi için çok önemlidir) .Tüm bu işlemler 30 dk sürmektedir. Gerekirse lezyon üzerinde tedavi edici girişimler anında <span class="haberyazi_renkli">ağrısız-anestezisiz-dikişsiz-günlük hayatına devam edebilecek şekilde - modern tedavi teknikleri</span> uygulanabilmektedir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Laboratuar çalışmaları;</span><br />
Hastalara gaitada gizli kan, parazit tetkikleri, genel kan testleri, tümör belirleyici testler gibi tetkikler de lüzumuna göre kliniğimizde uygulanmaktadır.</p>
<p>Bütün sonuçlar hekim tarafından değerlendirilir, uygun tedavi yöntemi anında belirlenir ve hastaya anlatılır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">TEDAVİ YÖNTEMLERİ</span></p>
<p>Kliniğimizde 4 farklı tedavi yöntemi uygulanmaktadır:</p>
<p>Hastaya herhangi bir çeşit anestezi uygulaması gerektirmeyen muayenehane şartlarında uygulanabilen yöntemlerdir.</p>
<ol>
<li><span class="haberyazi_renkli">İNFRARED KOAGÜLATÖR:</span> Lazer- ışınla pıhtılaştırma yöntemidir.</li>
<li><span class="haberyazi_renkli">SURGITRON:</span> Radyo frekansı ile tedavi</li>
<li><span class="haberyazi_renkli">BAND LİGASYON:</span> Bant ile düşürme yöntemi</li>
<li><span class="haberyazi_renkli">SKLERO TERAPİ:</span> İlaç enjeksiyonu ile damarı büzüştürme yöntemi</li>
</ol>
<p class="haberyazi_renkli">Tüm metotların etkinliği % 96 oranındadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/proktoloji/39/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anal bölgede görülen hastalıklar</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/anal-bolgede-gorulen-hastaliklar/36</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/anal-bolgede-gorulen-hastaliklar/36#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:57:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Cerrahi]]></category>

		<category><![CDATA[anal fissür]]></category>

		<category><![CDATA[anal fistül]]></category>

		<category><![CDATA[anüs kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[ANUSKAŞINTISI]]></category>

		<category><![CDATA[Dış hemoroid]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>

		<category><![CDATA[hemoroit]]></category>

		<category><![CDATA[İç hemoroid]]></category>

		<category><![CDATA[makat]]></category>

		<category><![CDATA[makat kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[mayasıl]]></category>

		<category><![CDATA[PRURİTİSANİ]]></category>

		<category><![CDATA[REKTUM POLİPLERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[PRURİTİSANİ(ANUSKAŞINTISI)
Anus (şerç-makat); yani sindirim kanalının doğru bağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, hemoroid(basur), fissür( çatlak), diyare( ishal) veya konstipasyon( kabızlık), egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.
Tedavisi:Kesin tanı konulduktan sonra endoskopik ya da medikal (özel bileşimlerden oluşan doğal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PRURİTİSANİ(ANUSKAŞINTISI)</p>
<p></strong>Anus (şerç-makat); yani sindirim kanalının doğru bağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, hemoroid(basur), fissür( çatlak), diyare( ishal) veya konstipasyon( kabızlık), egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.</p>
<p>Tedavisi:Kesin tanı konulduktan sonra endoskopik ya da medikal (özel bileşimlerden oluşan doğal Kremler) olarak tedaviye başlanır. Tetikleyen unsurlar hakkında hasta bilgilendirilir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">HEMOROİD(BASUR-MAYASIL)</span></p>
<p>Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına hemoroid denir. Başka bir hastalığın belirtisi de olabilir.Örneğin;rektum kanseri hemoroid yapabilir ya da anüs kanseri hemoroidle karıştırılabilir.<br />
Hemoroid iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">İç hemoroid</strong>; anüsün içinde oluşan gözle görülmeyen şişliklerdir.Muayenede endoskopik cihazlarla görüntülemek gerekir.(anoskop-rektoskop)</p>
<p>İç hemoroidler 4 derecede değerlendirilirler.</p>
<p><strong>1.derece hemoroidler :</strong> Anal kanaldan dışarı çıkmadıkları için kanama dışında belirtileri yoktur.Ancak rektoskopik inceleme sonucu görülebililer.<br />
<strong>2.derece hemoroidler :</strong> Bu hemoroid pakeleri dışkılama sırasında anüsden(makattan)dışarı çıkarlar.Ikınma ve dışkılama bittikten sonra kendiliklerinden içeri girerler.<br />
<strong>3.derece hemoroidler :</strong> Dışkılama sırasında ya da kendiliğinden dışarı çıkarlar ancak elle itilerek içeri girerler.<br />
<strong>4.derece hemoroidler :</strong> Hemoroid pakeleri artık daimi olarak anüs dışındadır ve içeriye elle de itilemezler.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Dış hemoroid</span>; Anal bölgenin dışından çıkan memelerdir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">SEBEPLERİ NELERDİR?</span></p>
<ul>
<li><span class="haberyazi_renkli">Konstipasyon</span>
<ul>
<li>Yeterli miktarda posalı gıda ve sıvı almamak</li>
<li>Sakin - hareketsiz bir şekilde yaşamak</li>
<li>Devamlı Laksatif ( ishal ilaçları) ilaçlar kullanmak</li>
<li>Parkinson, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıklarda, tiroid hastalıklarında, rektosel, hemoroid- fissür gibi anüs bölgesi hastalıklarında</li>
<li>Bazı ilaçların ( trankilizanlar, diüretikler, demir- kalsiyum içeren ilaçlar, Antiasitler vs. ) kullanımı</li>
<li>Barsak hareketlerinin azlığı ile kolonun aşırı uzun olması ve defekasyon sırasında rektum ve anüsün işlevsel bozuklukları</li>
<li>Cerrahi müdahale sonrası</li>
<li>Daha önceden kabızlık hikayesi olmayan bir kimsenin 2 -3 hafta süren bir kabızlığı ortaya çıktığında hekime başvurması gerekir.</li>
</ul>
</li>
<li>Obesite</li>
<li>Stres ve anksiyete</li>
<li>Kötü beslenme alışkanlığı (fast-food gıdalar ,asitli ve kafeinli içeceklerin sık tüketimi)</li>
<li>Rutin hayatta değişiklikler(hamilelik-seyahat)</li>
<li>Hareketsiz yaşam tarzı(spor yapmama-oturarak iş yapma)</li>
<li>Ağır yük kaldırma</li>
<li>Barsaktaki bazı hastalıklar (ırrıtabl barsak send. , crohn hast., barsak CA(kanseri)</li>
<li>Bazı hastalıklar(parkınson hast. - felç)
<p>Aşırı derecede ıkınma barsağın içini döşeyen tabakanın dışa doğru dönmesine neden olarak &#8220;rectal prolapsus&#8221; a sebep olur.</li>
</ul>
<p><span class="haberyazi_renkli">ÖNERİLER : </span></p>
<ul>
<li>Meyve ve sebzelerin kabuklarının soyulmadan ve mümkün olduğunca çiğ tüketilmesi</li>
<li>Kurutulmuş meyve (kayısı-üzüm-erik&#8230;) tüketilmesi</li>
<li>Daha fazla su içilmesi(yetişkin bir insan:8-10 bardak/gün)</li>
<li>Düzenli dışkılama alışkanlığının kazanılması</li>
<li>Dışkılama uyarılarının engellenmemesi(Rahat-gevşeyerek-acele etmeden dışkılamanın yapılması sağlanmalı)</li>
<li>Yiyeceklerin iyice- yavaşça çiğnenmesi</li>
<li>Egzersiz yapılması(eve gitmeden bir durak önce inip- yürüme/ofis içinde yürüyüşler-egzersizler yapılması)</li>
</ul>
<p><strong class="haberyazi_renkli">ANÜS (MAKAT) KANSERİ</strong></p>
<p>Görünüş olarak hemoroide çok benzer.Bu nedenle hemoroid hastalarının mutlak suretle hekime başvurmaları gerekmektedir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">ANAL FİSTÜL</span></p>
<p>Anüs(makat) içindeki bezlerin iltihaplanmasından ya da anüs çevresindeki bir apsenin delinmesi sonucu oluşan bir kanaldır. Kanal anüs içinde iç deliği, deride de dış deliği olan tünel şeklindedir.Dış delik zaman zaman kapanabilir.Bu da o bölgede apse (ağrı-kızarıklık-ateş) yapar.Bu delikten devamlı iltihabi- kısmen kanlı bir akıntı veya nadiren gaz - gaita da gelebilir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">ANAL FİSSÜR </strong></p>
<p>Anüste sürekli diyare veya konstipasyona bağlı olarak çatlak oluşmasıdır ; gebelikte de görülebilir.  Anüsün iç kısmında, mukozada yukarı doğru uzanan 0,5 -1,5 cm uzunluğunda çatlak - yara şeklindedir. Özellikle defekasyon (büyük abdest) yaparken çok şiddetli ve sonrasında da devam eden nitelikte ağrı , az miktarda kanama , anüs bölgesinde kaşıntı olabilir.Ayrıca hastalar defekasyon yapmayı ağrı olacağını düşünerek mümkün olduğunca ertelerler. Bu durum konstipasyonu artırır. Bu da gaitanın iyice sertleşmesine ve çıkışta daha çok ağrı yapmasına sebep olur. Böylece bir kısır döngü oluşur.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">KALINBARSAK ( KOLON ) ve REKTUM POLİPLERİ </span></p>
<p>Kolon ve Rektumun iç duvarından barsak kanalının içine doğru büyüyen oluşumlardır. Bunlardan bazıları saplı bir şekilde kanal içine sarkarken, diğerleri barsak duvarına yapışık bir şekildedirler. </p>
<p>Poliplerin büyüklükleri 1-2 mm den 4-5 cm yi geçen boyutlara ulaşabilir. Bunlar başlangıçta iyi huylu ( benign) oluşumlardır. Ancak 1 cm yi geçen büyüklükteki poliplerde habaset ( malignite) şansı artmaya başlar.Bu nedenle büyük poliplerin çıkarılarak (Polipektomi), patolojik tahlillerinin yapılması gerekir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">POLİPLERİN ÖNEMİ NEDİR ?</span></p>
<p>İç organların kanserlerinden, henüz kanser oluşmadan kanserden korunabilme şansı yalnızca Kolo-Rektal kanserlerde mevcuttur.Erken teşhis için  ON KLİNİK&#8217;de rektoskopik muayene ve gerekirse  gaıtada gizli kana bakılır.</p>
<p>Bu tip kanserlerin büyük çoğunluğu Poliplerin büyümesi ve dejenerasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu nedenle poliplerin çıkartılması (polipektomi ) bunların kansere dönüşüm şansını ortadan kaldıracaktır.</p>
<p>Orta yaşlı ve daha yaşlı yetişkinlerin % 20 &#8217;si, bir ya da daha fazla kolon polipine sahip olabilir. Herkes polip geliştirebilmesine rağmen, 50 veya daha üstü yaşlarda, aşırı kilolu ya da sigara içiyorsanız, yüksek yağ oranlı, düşük lifli besleniyorsanız, ya da kişisel geçmişinizde - ailenizde kolon polipleri veya kolon kanseri olan varsa, polip geliştirme riskiniz daha yüksektir. Bu kişilere TARAMA TESTLERİnin (rektoskopik muayene ve gerektiğinde laboratuar tetkikleri) uygulanması kolon ve rektum kanserinden korunmayı büyük çapta sağlayacaktır.</p>
<hr class="hosgeldiniz" /><strong class="haberyazi_renkli">SIKÇA SORULAN  SORULAR   ve  TAVSİYELER</strong></p>
<p><strong>Kimler hemoroid riski altındadır?</strong><br />
Oturarak çalışanlar hemoroid ve varis riski altındadır. Konstipe (Kabızlık ) sorunu yaşayanlar hemoroid riski altındadır.</p>
<p><strong>Hemoroid rahatsızlığında beslenmenin rolü nedir?</strong><br />
Dengeli ve düzenli beslenmeye çalışmalı. Fast food yiyecekler, asitli ve kafeinli içecekler çok fazla tüketilmemelidir. Kuru meyve örneğin kayısı ve bitki çaylarını tüketmeye özen göstermeliyiz.</p>
<p><strong>On Klinik&#8217;te uygulanan tedavilerin farkları nelerdir?</strong><br />
Ağrısız,<br />
Anestezisiz,<br />
Dikişsiz<br />
Komplikasyon oluşmadan,<br />
30 dakikalık ayakta tedaviyle<br />
Modern - minyatür cihazlarla<br />
Günlük yaşama hemen dönmenizi sağlayarak tedavilerimizi uyguluyoruz.</p>
<p><strong>On Klinik&#8217;te uygulanan tedavi türleri nelerdir?</strong></p>
<ol>
<li><strong>İNFRARED KOAGÜLATÖR:</strong> Lazer- ışınla pıhtılaştırma yöntemi</li>
<li><strong>SURGITRON:</strong> Radyo frekansı ile tedavi</li>
<li><strong>BAND LİGASYON:</strong> Bant ile düşürme yöntemi</li>
<li><strong>SKLERO TERAPİ:</strong> İlaç enjeksiyonu ile damarı büzüştürme yöntemi</li>
</ol>
<p><strong>Fistül hastalığının kanserle ilgisi var mı?</strong><br />
Uzun süren ( 8-10 yıldan fazla) fistül vakalarında devamlı fistül olan bölgede oluşan tahribat sonucu kanser gelişebilir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">SAĞLIĞIMIZ İÇİN PÜF NOKTALARI</span></p>
<ul>
<li>Stresten uzak durmaya çalışın. Kendinize 10 dakika ayırın. Bir bitki çayı molası verin. Birkaç dakika müzik dinleyin ya da müzik eşliğinde bir süre devam edin. Kendinize bu küçücük iyiliği yapın.</li>
<li>Arabanızda, çantanızda kuru kayısı-üzüm-erik bulundurun.</li>
<li>Tuvalet alışkanlığını edinin. Mutlaka her sabah kalktığınızda tuvalete gitme alışkanlığını edinin. Tuvalette uzun süre kalmak hemoride; ıkınmak ise rectal prolapsusa yol açabilir.</li>
<li>Özellikle bayanların anatomik açıdan enfeksiyona daha yatkın olmasından dolayı anal bölge hijyeni, çamaşır değiştirme sıklığı ve seçimi konusunda mümkün olduğunca pamuklu çamaşırın tercih edilmesi, sentetik ve diğer ürünlerin kısa süreli kullanılması tavsiye edilir.</li>
<li>Sentetik çamaşır ürünlerinin sık kullanımı enfeksiyona dolayısıyla hastalıklara neden olabilir</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/anal-bolgede-gorulen-hastaliklar/36/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yara bakım hizmeti</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/yara-bakim-hizmeti/34</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/yara-bakim-hizmeti/34#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Cerrahi]]></category>

		<category><![CDATA[1.ve 2. Dereceden Yanık Yaraları]]></category>

		<category><![CDATA[Açık Pilonidal Sinüs]]></category>

		<category><![CDATA[Ameliyat Sonrası Kapanmayan Yaralar]]></category>

		<category><![CDATA[Arteriyel Damar Hastalıklarına Bağlı Yaralar]]></category>

		<category><![CDATA[Diyabetik Yaralar]]></category>

		<category><![CDATA[Fiziksel Travmalara Bağlı Yaralar]]></category>

		<category><![CDATA[Kan Dolaşımı Bozukluğuna Dayalı Yaralar]]></category>

		<category><![CDATA[kıl dönmesi]]></category>

		<category><![CDATA[Şeker Hastalarında Oluşan Yaralar]]></category>

		<category><![CDATA[Varis Yaraları]]></category>

		<category><![CDATA[yanık yaraları]]></category>

		<category><![CDATA[yara bakım]]></category>

		<category><![CDATA[yara tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[Yatmaya Bağlı (Bası) Yaraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[
Uluslararası On Klinik, &#8220;Yara Bakım Hizmeti&#8221; konusunda Dünya çapında edindiği deneyim ve imkanları Türkiye&#8217;de de hastalara sunmaktadır. On Klinik; yara bakımı tedavisinde, uzman hekime ulaşmada, tıbbi malzeme temini vb. konularda hastaların ve hasta yakınlarının yaşadığı sıkıntılara çözüm bulmak amacıyla &#8220;Profesyonel Yara Bakım Hizmeti&#8221; sunmaktadır. Yurt Dışında Yara Bakımı konusunda özel eğitim almış Genel Cerrahi Uzmanları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_resim1.jpg" alt="" width="120" height="160" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_resim2.jpg" alt="" width="120" height="90" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_IMG_7831.jpg" alt="" width="120" height="90" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_IMG_7794.jpg" alt="" width="120" height="90" /></p>
<p>Uluslararası On Klinik, &#8220;Yara Bakım Hizmeti&#8221; konusunda Dünya çapında edindiği deneyim ve imkanları Türkiye&#8217;de de hastalara sunmaktadır. On Klinik; yara bakımı tedavisinde, uzman hekime ulaşmada, tıbbi malzeme temini vb. konularda hastaların ve hasta yakınlarının yaşadığı sıkıntılara çözüm bulmak amacıyla &#8220;Profesyonel Yara Bakım Hizmeti&#8221; sunmaktadır. Yurt Dışında Yara Bakımı konusunda özel eğitim almış Genel Cerrahi Uzmanları akut, kronik yaraların tedavi ve bakımını gerçekleştirmektedir. Yara bakımında yurt dışından özel ithal edilmiş &#8220;Yara Bakım Ürünleri&#8221; ile yaranın iyileşme sürecine destek olunmakta ve hastanın konforu sağlanmaktadır.</p>
<p>On Klinik, Genel Cerrahi Uzmanları yaranın durumunu tespit edip, değerlendirip, değerlendirmelerin sonucunda uygun tedaviye karar vermektedirler. Yaranın özelliklerine göre bakımları ve pansumanları yapılmaktadır. Yara bakımında yurt dışından yara bakımı konusunda özel olarak ithal edilen &#8220;Yara Bakımı ve Pansuman Ürünleri&#8221; kullanılmaktadır. Uzman Doktorlarımız yaranın durum ve gereksinimlerine göre kontrol süreleri belirlemekte ve yarayı denetim altında tutmaktadırlar. On Klinik, Yara bakımı konusunda hastayı ve hasta yakınlarına bilgilendirme sürecine büyük önem vermekte ve bu konuda hasta ve hasta yakınlarına destek olmaktadır.</p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>Merkezimizde Tedavisi Gerçekleşen Yaralar</strong></p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>Diyabetik Yaralar (Şeker Hastalarında Oluşan Yaralar)</strong></p>
<p>Uzun yıllar boyu devam eden Şeker hastalığı damar ve sinir dokularına hasar vermektedir. Damarlardaki dolaşım bozuklukları özellikle ayak bölgesinde kolaylıkla yaraların açılmasına neden olmaktadır. Açılan yaranın tedavisinde kan şekerinin kontrol altında tutulması, yaralı ayağın kalp hizasından yukarıda tutulması,  enfeksiyon, nekrotik dokuların varlığı gibi yaranın özelliklerine göre uygun yara bakımı ve pansumanın yapılması gerekmektedir. Tedavi uzun sürer ve sabır gerektirir. Yaranın iyileşme sürecinde gerekli yara bakımı uygulansa da geriye gidişler görülebilir.</p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>Arteriyel Damar Hastalıklarına Bağlı Yaralar (Kan Dolaşımı Bozukluğuna Dayalı Yaralar)</strong></p>
<p>Sigara ve tütün mamüllerinin tüketimine bağlı olarak gelişen Burger hastalığı (Tromboanjitis Obliterans), Atardamar duvarının sertleşerek esnekliğini yitirmesi olan arterioskleroz yani damar sertliği gibi hastalıklar damarların tıkanmasına neden olmaktadır. Damar tıkanıklığı bacak yaralarına ve ilerleyen vakalarda ayak parmakları, ayak ya da bacak kesimine kadar giden üzücü tablolar ortaya çıkarmaktadır. Bu vakalarda bacaklarda açılan yaralar genellikle derin yaralardır ve yaraların iyileşmesi uzun süreler alabilmektedir.</p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>Varis Yaraları</strong></p>
<p>Varis Ülseri olarak adlandırılan Varis Yaraları daha çok ayak bileği ve bacağın ön kısmında görülür. Varis ilerledikçe kan dolaşımı problemlerine yol açmaktadır. Kan dolaşımının yeterli döngüde olmaması hücrelerin oksijen alımını bozar ve yaralara neden olur.  Varis ülserleri tedavisi zor ve hasta tarafından uzman görüş alarak tedavisinin gerçekleştirilmesi gereken yaralardır. Hekim takibi altında tutulması, yaraya uygun pansuman yapılması ve Uzman doktorlar tarafından gerekli görüldü takdirde cerrahi müdahale yoluyla tedavisinin gerçekleşmesi gerekir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong>Yatmaya Bağlı (Bası) Yaraları</strong></span></p>
<p>İmmobil (Yatalak) / Felçli hastalarda uzun süre yatmaya ya da uzun süre tekerli sandalye kullanmaya bağlı olarak, yatak ya da sandalye ile temas yerlerinde meydana gelen basınç nedeniyle oluşan yaralardır. Oluşan basınç öncelikle kızarıklar neden olmakta gerekli tedbirler ve tedavi gerçekleşmezse giderek büyüyen yaralara dönüşmektedir.</p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>Fiziksel Travmalara Bağlı Yaralar</strong></p>
<p>Düşme, çarpma, kesilme, batma gibi dış etken ya da maddelerin ciltte, dokularda ya da sinirlerde oluşturduğu hasarlar fiziksel travmalara bağlı yaralar olarak adlandırılmaktadır. Travmadan hemen sonra hastanın ilk müdahalesinin acilde doktor tarafından yapılması gerekmektedir. Uzman doktor; muayene ve gerekli gördüğü tetkikler neticesinde ilgili uzman doktorlarla kooperasyonlar yaparak travmanın şiddetine ve oluşturduğu hasara bağlı olarak cerrahi bir müdahale de gerek görebilir. Uzman hekimin Cerrahi müdahale sonrası ya da cerrahi müdahaleye gerek duymadan yaranın pansuman ve bakımla tedavi edilmesini uygun görmesi durumunda da yaranın yine doktor gözetiminde gerekli bakımının ve pansumanın yapılması gerekir.</p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>1.ve 2. Dereceden Yanık Yaraları</strong></p>
<p>1.ve 2. Dereceden yanıklarda yanıkların yayılımına ve durumuna göre önceleri her gün, iyileşme durumuna göre gün aşırı ve 2 -3 günde bir pansuman yapılır. İyileşme süreci hastanın yaşı, beslenmesi, hareketliliği ile doğrudan orantılı seyir izler.</p>
<p class="haberyazi_renkli"><strong>Ameliyat Sonrası Kapanmayan Yaralar (Özellikle Kıl Dönmesi  &#8220;Açık Pilonidal Sinüs&#8221; Ameliyatları)</strong></p>
<p>Kıl Dönmesi ameliyatlarına bağlı olarak gelişen gelişen yaraların bakımında uygun yara bakımı ve pansuman yapıldığı takdirde ortalama 3 haftada iyileşme görülür. Yaranın durumuna bağlı olarak her gün ya da gün aşırı 3 -4 günde bir bakım ve pansuman yapılır. Yaranın iyileşme sürecine bağlı olarak pansuman sıklığı azaltılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/yara-bakim-hizmeti/34/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Varis Tedavisi</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/varis-tedavisi/31</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/varis-tedavisi/31#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:54:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Cerrahi]]></category>

		<category><![CDATA[varis]]></category>

		<category><![CDATA[varis tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Varisler sadece kozmetik sorun değil; aynı zamanda tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır..!

Vücudumuzdaki belirli bölgedeki venlerin (toplardamarların) düzensiz biçimde uzaması, genişlemesi ve kıvrımlar oluşturmasına varis denir.
Vücudumuzdaki arterler (atardamarlar) akciğerdeki temizlenmiş kanı dokulara iletirken , venler dokulardaki kirli kanı temizlenmek üzere kalbe tekrar geri götürürler.Bacaklara doğru giden temiz kan ,yerçekiminin de yardımı ve arterlerin vasıtasıyla kolayca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Varisler sadece kozmetik sorun değil; aynı zamanda tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır..!</strong><br />
<strong class="haberyazi_renkli"></strong></p>
<p>Vücudumuzdaki belirli bölgedeki venlerin (toplardamarların) düzensiz biçimde uzaması, genişlemesi ve kıvrımlar oluşturmasına varis denir.</p>
<p>Vücudumuzdaki arterler (atardamarlar) akciğerdeki temizlenmiş kanı dokulara iletirken , venler dokulardaki kirli kanı temizlenmek üzere kalbe tekrar geri götürürler.Bacaklara doğru giden temiz kan ,yerçekiminin de yardımı ve arterlerin vasıtasıyla kolayca yol alırlarken kirli kanı kalbe götüren venler yerçekimi gücüne karşı çalışırlar.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Yerçekimine karşı kanın geri taşınması işlemi balıca 3 etkenin yardımıyla gerçekleşir.</strong></p>
<ol>
<li>Venlerin elastik duvarlarının direnci</li>
<li>Tek yön geçişe izin veren minik kapakçıklar</li>
<li>Alt bacak kaslarının kasılarak pompa etkisi göstermesi</li>
</ol>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Sebepler:</strong></p>
<ul>
<li>Genetik faktörler</li>
<li>Uzun süreli ayakta çalışmak</li>
<li>Uzun süreli oturarak çalışmak</li>
<li>Yaş</li>
<li>Hamilelik</li>
<li>Hareket eksikliği</li>
<li>Obesite</li>
<li>Bazı ilaçlar(ergenlik-menapoz-doğum kontrol hapları)</li>
</ul>
<p>Bu yönlü sebepler venlerdeki kapakçıkların görevlerini yeterli şekilde yapamaz hale gelmelerine, kalbe gidecek olan kanın bu kapaklardan geriye kaçmasına ,elastikiyetini kaybeden damarların duvarlarını dışa doğru iterek kıvrımlı uzun ve geniş bir hal almalarına dolayısıyla ciltte varis görünümüne neden olur. Damar duvarının zayıflaması ve bu bölgedeki kan basıncının göllenme nedeniyle artmasına bağlı olarak gelişen varisler en sık olarak bacaklarda oluşur.Bacakta ağırlık hissi ,ağrı, bazen kramp,kan dolaşımında engellenme, damarların üzerinde yanma, kızarıklık ve kötü görünümden dolayı psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>Varisler kadınlarda ve erkeklerde görülmektedir.Tedavi edilmezse öncelikle ağrıya neden olurlar.Şikayetler fazla oturma-ayakta durma ile artış gösterebilir ve varis bölgelerinde ödem(şişlik) oluşabilir.Daha ileri safhalarda ise eğer tedavi edilmez ise basit olarak gözlenen bu varisler kronik damar yetmezliğine ve dolaşım bozukluklarına sonunda da bacak ülserlerine (yara açılması) yol açabilirler.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Tedavi Yöntemleri</strong></p>
<ol>
<li><strong>İLAÇ TEDAVİSİ:</strong> Başlangıç safhasındaki varislerde semptomatik rahatlama sağlar.Uzun süreli kullanım gerektirir ve ilaç kesildiğinde şikayetler tekrar başlar.</li>
<li><strong>KOMPRESYON UYGULAMASI:</strong> (kompresyon bandajı-varis çorapları)Varisleri ortadan kaldırmaz; diğer tedavilerin uygulanmadığı durumlarda veya geçici bir süre kullanılabilir.</li>
<li><strong>SKLEROTERAPİ :</strong> Varislere uygun yerden ve uygun konsantrasyonda sklerozan madde(AETHOXYSKLEROL)enjeksiyonu ile bu damarlardaki kan dolaşımını iptal edilmesi yöntemidir.<br />
Ameliyatla düzeltilmesi mümkün olmayan kılcal varislerin ve ameliyat sonrası tekrarlayan varislerin tedavisinde de uygulanabilecek bir metottur.Tedavide öncelikle ven lıght denilen özel cihazla damar belirginleştirilir.Sonra çok ince uçlu bir iğneyle varis içerisine damar i yüzeyini tahrip eden sklerozan madde enjekte edilmektedir.Tahrip olan varis dolaşım dışı kalarak görünmez hale gelmektedir.İşlem sonrası 15-20 gün süren.hafif ekimozlar(morarmalar) -renklenmeler olabilir. Fakat hiçbir yara izi kalmaz.<br />
Uygun şekilde-uzman ellerde yapılırsa riskleri düşük -genellikle ağrısız- iş gücü kaybına yol açmayan-fonksiyonel ve estetik sonuçları mükemmel bir varis tedavi yöntemidir.</li>
<li><strong>CERRAHİ TEDAVİ :</strong> Ameliyatla hastalıklı damarın çıkarılması veya bağlanması yöntemidir.Tedavi ancak hastane şartlarında ve genel anestezi altında uygulanabilir.Bu da hastanede yatış ve 1 aylık istirahatle iş gücü kaybına yol açmaktadır.</li>
</ol>
<p><span class="haberyazi_renkli">ÖNERİLER : </span></p>
<ul>
<li>Mümkün olan her fırsatta bacaklarınızı yukarı kaldırarak (kalp seviyesi üzerine) dinlendiriniz.Bunu günde 3-4 defa 15 dk süreyle yapınız.Özellikle işiniz oturarak çalışmayı ve ayakta durmayı gerektiriyorsa uygulayınız.</li>
<li>Seyahatlerde mümkün olduğu kadar bacaklarınızı kıvırmadan uzatarak oturabileceğiniz yerleri seçiniz.Mola sırasında yürüyüş yapınız.</li>
<li>Sigara ve alkol kullanmayınız.</li>
<li>Asansör yerine merdiveni tercih ediniz.</li>
<li>Aşırı sıcak banyo yapmayınız(Kum banyosu-sıcak çamur banyosu-sauna)</li>
<li>Spor yapınız.(özellikle yürüyüş)</li>
<li>Aşırı kilodan kaçınınız.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/varis-tedavisi/31/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Jinekoloji</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/jinekoloji/28</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/jinekoloji/28#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:52:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>

		<category><![CDATA[adet görmeme]]></category>

		<category><![CDATA[AMENORE]]></category>

		<category><![CDATA[Aparoni]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel birleşme neden mümkün olmuyor]]></category>

		<category><![CDATA[Disparoni]]></category>

		<category><![CDATA[JİNEKOLOJİK ENDOKRONOLOJİ]]></category>

		<category><![CDATA[JINEKOLOJİK MUAYENE]]></category>

		<category><![CDATA[Jinekolojik muayene yerine sadece ultrason yapılsa olur mu]]></category>

		<category><![CDATA[Kanamalı iken jinekolojik muayene yapılabilir mi]]></category>

		<category><![CDATA[POLİKİSTİK OVER SENDROMU]]></category>

		<category><![CDATA[Primer Vajinismus]]></category>

		<category><![CDATA[Sekonder Vajinismus]]></category>

		<category><![CDATA[SMEAR testi]]></category>

		<category><![CDATA[STEIN-LEVENTHAL SENDROMU]]></category>

		<category><![CDATA[Ultrasonografi]]></category>

		<category><![CDATA[Vajinismus gebeliğe engel midir]]></category>

		<category><![CDATA[VAJİNİSMUS NEDİR]]></category>

		<category><![CDATA[Vajinismus türleri nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[Vajinusmusun nedenleri nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[VIRGO Bakire muayenesi]]></category>

		<category><![CDATA[Vulvar Vestibulitis Sendrom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Hayat güzeldir, kadın olmak ayrıcalıktır&#8230; 
                                                  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><em><span style="font-size: medium;"><span class="haberyazi_renkli style2">Hayat güzeldir, kadın olmak ayrıcalıktır&#8230; </span><br />
</span></em><strong>                                                               </strong></p>
<p><span class="haberyazi_renkli style10"><span style="font-size: medium;"><strong>Düzenli olarak her altı ayda bir</strong> </span><span style="font-size: medium;"><strong>kadın- doğum muayenesini olunuz<br />
ve</strong><br />
<strong>bedeninize saygı duyunuz!</strong></span></span></p>
<p align="center">
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">JİNEKOLOJİK MUAYENE</strong></p>
<p align="left"><span class="haberyazi_renkli"><strong>PELVİS DEĞERLENDİRMESİ</strong> </span></p>
<p>Sorgulama sonrası doktor pelvik muayeneye geçer. Pelvik muayene mesane boşken yapılır. Siz jinekolojik muayene masasına yatarsınız ve muayene masasının özelliğine göre bacaklarınızı ya da ayak tabanlarınızı masanın özel yerlerine yerleştirmeniz istenir. Hastanın bu şekilde durmasına tıp dilinde &#8220;litotomi pozisyonu&#8221; adı verilir.<strong> </strong></p>
<p class="haberyazi_renkli" align="center"><span class="style1 style1 style1"><strong>Kadın olmak özeldir, bunun gururunu taşıyın ve yaşayın. Kadın olmaktan ve kadınlık organlarınızdan utanmayınız!</strong> </span></p>
<p align="left">Muayenenin ağrısız olabilmesi ve genital sistem hakkında üst düzeyde bilgi edinilebilmesi için karnınızı gevşetmiş ve belinizi masaya tümüyle yaslamış olmanız gerekir. Bunun için gerekirse doktorunuz bir süre bekler. <strong>Bu gevşeme gerçekleştiğinde muayene tamamen ağrısız olacaktır. </strong></p>
<p><strong>Pelvik muayene şu şekilde seyreder </strong><br />
Doktorunuz ilk önce karnınızın alt kısmına bakarak burada olan ameliyat izlerini not eder. Daha sonra her iki elini kasık bölgelerine yerleştirerek burada lenf bezi büyümesi olup olmadığını araştırır. Dış genital sistemi (vulva) gözle inceler ve varsa patolojileri saptar. Daha sonra dış dudakları her iki elle aralayarak yukarıdan aşağı klitoris, uretra girişi, kızlık zarı ve artıklarının da var olan patolojileri ve varsa doğum esnasında oluşan hasarları not eder.</p>
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">VİRGO ( Bakire)  muayenesi </strong></p>
<p>Bakire olan bir kadın jinekolojik muayeneye daha da çekinerek gelir. Hatta bazı kadınlar önceden doktoru ya direkt arayarak, ya da doktora muayene olmuş kişilerden bilgi toplayarak bu doktorun muayene yerine ultrasonografiyle değerlendirme yapıp yapmadığını araştırırlar.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Unutmayın: Ultrasonografi bir görüntüleme yöntemidir ve asla elle muayenenin yerini tam olarak tutamaz. Elle muayenede muayene edilen bölgenin ağrıya duyarlı olup olmadığı, kitle varlığı durumunda kitlenin kıvamı ve diğer bazı nitelikleri ultrasonografi incelemesiyle anlaşılamaz. </strong></p>
<p>Bakire bir kadının muayenesinde spekulum muayenesine kadarki aşamalar aynıdır. Spekulum muayenesi aşaması atlanır. Rektal (makattan) çift elle muayene amacıyla sağ işaret parmağı vazelinle kayganlaştırıldıktan sonra rektuma yerleştirilir ve sol el de karın alt kısmına yerleştirilir. Vajinal muayenedeki bilgilerin tümü bu muayenede elde edilir. Bu muayene hafif rahatsızlık verici olmasına karşın çok önemli bilgiler vermesi nedeniyle yapılmasında fayda vardır.</p>
<p align="left"><span class="haberyazi_renkli"><strong>SMEAR TESTİ</strong><br />
</span><br />
<strong>Rahim ağzı kanserinin ve kanserde erken teşhiste kullanılan bir tıbbi inceleme yöntemidir. Test  jinekolojik muayene sırasında rahim ağzı bölgesinden fırça yardımıyla- sürüntü şeklinde - salgı alma olayıdır.Dokuya zarar vermeyen, acı uyandırmayan  basit ve kısa süreli bir işlemdir.</strong></p>
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">Kanamalı iken jinekolojik muayene yapılabilir mi?</strong> <strong></strong></p>
<p>Gerekiyorsa yapılabilir. Özellikle anormal kanama durumlarında kanamanın nedenini ortaya çıkarmak için jinekolojik muayene ve vajinal ultrason rahatlıkla yapılabilir. Ancak, rutin jinekolojik muayenin adet dışı bir dönemde yapılması tercih edilir. Bu durumda, enfeksiyon bulguları ve akıntı daha iyi değerlendirilir. Smear almak için de adet dışı zamanlar tercih edilir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong>Jinekolojik muayene yerine sadece ultrason yapılsa olur mu?</strong></span></p>
<p>Ultrason gerçekten de bizim için çok önemli bir tanı aracıdır. Ancak, jinekolojik muayene ve ultrason birbirini destekleyici yöntemlerdir ve bizim doğru tanı koyma şansımızı artırır. Vulva, vajen ve servikste çıplak gözle görülebilecek lezyonların ve enfeksiyonların ultrasonla saptanması ve değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca, ultrason ile saptanan örneğin bir kitlenin mobil (hareket ettirilebilir) veya fikse (hareket ettirilemez) olması, hassas ve ağrılı olup olmaması, kitlenin kıvamı bizim tanımızı kesinleştirebilir ve doğru tedavi olanağı sunar.</p>
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">VAJİNİSMUS NEDİR?</strong></p>
<p>Vajinismus (veya Vaginismus) son yıllarda       artık kesin olarak tedavi edilebilmektedir&#8230;  Kadında cinsel ilişkinin olduğu <strong>anatomik bölgeye</strong> &#8221; vajen (vajina)&#8221; adı verilmektedir.</p>
<p>Vajinismus ise; cinsel birleşme sırasında kadının vajen kaslarını (özellikle de &#8220;Pubococcygeus (PC) kaslarını&#8221;) , istemsiz bir şekilde kasması sonucunda cinsel birleşmenin olmaması veya çok zor olması durumudur.<br />
Vajinismus hastalarında, kasılmaların sadece vajinal girişte değil, aynı anda vücudun başka bölgelerindeki kaslarda (karın, bel, sırt, bacak gibi) da görülmesi sonucunda vücutta yaygın olarak kas ağrıları görülebilmektedir.</p>
<p>Bu kasılmaların özelliği tamamen kadının kontrolünün dışında olmasıdır.  Vajinanın girişindeki kaslar yanı sıra tüm vücutta bu kasılmalar; endişe, korku ve adeta bir &#8220;panik atak benzeri bir durum&#8221; yaratır. Sonunda kadın ilişkiyi reddederek bacaklarını sıkıca kapatır ve eşini iter. </p>
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">Cinsel birleşme neden mümkün olmuyor?</strong></p>
<p>Cinsel ilişki; çok sayıda koşullu tepkiyi içeren bir aktivitedir.  Eşinizle her şeyin çok iyi bir uyum içinde olduğu durumlarda, vücudunuz otomatik pilota bağlanmış gibi davranabilir ve çok keyifli yaşantılar edinebilirsiniz.  Ancak çiftler ilk beraberliklerinde bu uyum ve doyumu yakalayamayabilirler; çünkü bu uyum öğrenilebilen bir özelliktir.  Sinir ve kas sistemi bu uyumu öğrenecek ve ilgili davranışlarda da kolayca hatırlayacaktır. Vajinismus problemi olan kadınlarda, vücut ve zihin asla cinsel ilişkiye yönelik ortak ve pozitif bir deneyime sahip değildir. Bu kadınlardaki olumsuz cinsel mesajlar çok çeşitlidir ve bu mesajlar vajen kaslarının (&#8221;PC kasının&#8221;) istemsiz  refleks bir tepki  gibi kasılması için tetikleyicidir.                                                                                                                               </p>
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">Vajinusmusun nedenleri nelerdir?</strong><br />
<strong><br />
</strong> Vajinusmusun en sık nedenleri psikolojik kaygılardır.<br />
Genellikle vajinismusa neden olarak geçmişte yaşanmış kötü cinsel tecrübe ya da bilinç altına kazınmış gereksiz korkular vardır.<br />
Psikolojik nedenler arasında çocukluktan kalma korkular, aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama, katı ahlak kuralları ve tabular, suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi, cinsellik ve ilk cinsel deneyim konusunda yerleşmiş yanlış bilgi ve ön yargılar, bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması gibi psikolojik nedenler vardır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Vajinismus gebeliğe engel midir?</strong></p>
<p>Vajinismus yalnızca cinsel birleşmeye engeldir. Vajen ağzına dökülen spermlerin yüzme kabiliyeti sonucunda gebelik oluşabilir. Ancak bu durumda gebelik şansı normale göre oldukça azdır.<br />
<strong class="haberyazi_renkli">Vajinismus türleri nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Primer Vajinismus:</strong>  Bir kez bile olsun cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.<br />
<strong>Sekonder Vajinismus: </strong> Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel veya genital travma sonrası (olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) gelişen vajinismus durumudur.</p>
<p><strong>Aparoni:</strong>  Bir takım fiziksel nedenlerden dolayı, bireyin cinsel ilişkiye girememesidir. Vajinismus da bir tür aparonidır.</p>
<p><strong>Disparoni:</strong>  Cinsel ilişki sırasında &#8220;ağrı hissetmek&#8221;dir.  Bazen sekonder vajinismusun altında yatan neden de bu olabilmektedir.  Ancak eger ağrılı cinsel ilişkiniz varsa her zaman neden vajinismus olmayabilir.</p>
<p><strong>Vulvar Vestibulitis Sendrom:</strong> Kızlık zarının alt kısmında aşırı derece duyarlılık oluşu sonucunda vajinismus, disparoni ve anorgazmi (orgazm olamama) gibi şikayetlerin ortaya çıkması ile ilgili bir sendromdur. Kesin teşhis hastanın ifadesindeki ilişkinin ağrılı oluşu veya hiç olmaması sonrasında, yapılan bir jinekolojik muayenede bu bölgenin dokunmakla hassaslığı ve kızarık oluşu ile kolaylıkla konulabilmektedir. Kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Tedavide ise basit bir cerrahi operasyon ile bu bölgenin çıkarılması problemi tamamen ortadan kaldırabilir.  </p>
<p align="left"><span class="haberyazi_renkli"><strong>Ultrasonografi</strong> </span></p>
<p>Gebelik takiplerinin olmazsa olmaz öğesi ultrasonografidir. Gebeliğin ilk 13 haftasına kadar vajinal ultrason, daha sonraki dönemlerinde ise abdominal (karından) ultrason incelemesi yapılır. Ultrason; gebeliğin başından sonuna kadar annenin ve bebeğin sağlık durumunu bize bildirir. Açıklayacak olursak; gebeliğin normal olup olmadığı, gebelik yaşının son adet tarihi ile uyumlu olup olmadığı, bebeğin gelişiminde ve organlarında sorun olup olmadığı gibi konularda son derece yararlı bilgiler verir. Rutin incelemelerde bebeğin baş, karın ve bacak kemiği uzunlukları ile amniyon sıvısı, göbek kordonunun durumu, plasentanın durumu gibi incelemeler yapılır.</p>
<p>20-24. haftalarda ise bebeğin tüm organlarının değerlendirildiği detaylı fetal inceleme yapılır.</p>
<p><strong>4D USG : </strong>Uzaysal görünümün (en-uzunluk-derinlik) eş zamanlı olarak monitörde yansıtılmasına olanak sağlayan en son teknolojik ürünlerdir.Yani; anne karnındaki bebeğin 3 boyutlu şekilde renkli fotoğraflandırılmasıdır.</p>
<p><strong>Yukarıda belirtildiği üzere 4D USG cihazıyla çok erken dönemde; </strong><br />
<strong>        </strong></p>
<ul>
<li><strong>Cinsiyet</strong></li>
<li><strong>Beyin ve omurilikten kaynaklanan hastalıkların (ense kalınlığı ölçümüyle  &#8216;mongolizm&#8217;) 3.ayda teşhisi</strong></li>
<li><strong>Extremitelerin(el-ayakların) değerlendirilmesi</strong>
<ul>
<li>eksik parmak</li>
<li>yarık damak</li>
<li>yarık dudak vb.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Tüm bu özellikleriyle 4D USG, ailelere bebeklerinin sağlık durumundan sonra kime-neye benzediğini merak ettikleri için bebeği birilerine benzetmeye çalışma ve detayları     yorumlama gibi hoş anlar yaşatmaktadır. Bütün bunlar hamilelik sürecindeki heyecanın güzel anılara dönüşmesini sağlamaktadır.<strong> </strong></p>
<p align="left"><span class="haberyazi_renkli"><strong>JİNEKOLOJİK ENDOKRONOLOJİ</strong></span></p>
<p align="left"><span class="haberyazi_renkli"><strong>AMENORE (ADET GÖREMEME</strong>)</span><br />
<strong class="haberyazibaslik">Tanım</strong><br />
Amenore adet görememe olarak tanımlanmaktadır. Kadınların yaklaşık olarak %2-5&#8242;inde bu probleme rastlanmaktadır. Ortaya çıkış şekline göre 2 farklı grupta incelenir:</p>
<ul>
<li>
<div><strong>Primer Amenore:</strong> 14 yaşına kadar ikincil seks karakterlerinin (meme büyümesi, koltuk altı ve kasıkta tüylenme) gelişmemesi veya ikincil seks karakterleri gelişmesine rağmen 16 yaşına kadar ilk adetin görülmemesidir.</div>
</li>
<li>
<div><strong>Sekonder Amenore:</strong> Daha önce normal, düzenli adet gören kadınlarda 3 siklus ya da daha uzun süreli olarak adet görülememesi olarak tanımlanmaktadır.</div>
</li>
</ul>
<div>
<strong>Nedenleri</strong></p>
<p>Sekonder amenorenin en sık rastlanılan nedeni &#8220;<strong>gebelik</strong>&#8221; tir. Ancak gebe olmayan kadınlarda altta yatan pek çok sebep olabilir. Bu sebepler arasında; medikal  problemler, yaşam stili, emosyonel stres, hormonal düzensizlikler ya da kullanılan bazı ilaçlar bulunmaktadır.<br />
Amenorenin spesifik nedenlerine bakılacak olursa:</div>
<div>
<ul type="disc">
<li>Aşırı kilo kaybı ve yeme bozuklukları (anoreksiya, blumiya..)</li>
<li>Aşırı egzersiz</li>
<li>Aşırı kilo alımı ya da morbid obezite</li>
<li>Malnütrisyon</li>
<li>Doğumsal yapısal anomaliler (uterus, vajen ya da diğer üreme organlarının gelişmemiş olması)</li>
<li>Diğer hastalıklar (kistik fibrozis, Cushing hastalığı, polikistik over sendromu)</li>
<li>Tiroid hastalıkları</li>
<li>Emosyonel strese bağlı hormonal bozukluklar</li>
<li>Hormonal dengeyi değiştiren ilaçların kullanımı</li>
<li>Kromozomal bozukluklar (Turner sendromu&#8230;)</li>
<li>Hermafroditizm (çift cinsiyet)</li>
<li>Hipofiz tümörleri (prolaktinoma&#8230;)</li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong>Tanı</strong><br />
Öncelikle ayrıntılı bir sorgulama, fizik muayene ve jinekolojik muayene yapılır. Sonrasında:</p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Gebelik testi</li>
<li>Hormonal düzensizliği saptamak için kan testleri</li>
<li>Şüphelenildiği taktirde kromozom analizi</li>
<li>İdrar testi</li>
<li>Beyin tomografisi ya da MR&#8217;ı</li>
<li>Karın ultrasonografisi</li>
<li>Diagnostik (tanısal) laparoskopi</li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong>Tedavi</strong><br />
Tedavi tamamen altta yatan nedene yönelik olarak yapılmaktadır.</p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Doğumsal anomalilerin varlığında düzeltici cerrahi yöntemler uygulanabilir.</li>
<li>Hipofiz tümörü: İlaç, cerrahi ya da radyoterapi uygulanabilir.</li>
<li>Hormonal bozukluklarda doğum kontrol ilaçları başta olmak üzere hormon tedavileri uygulanabilir.</li>
<li>Kilo kaybı, obezite ya da yeme bozukluklarında uygun diyet uygulaması yapılır. Gerekirse psikolojik tedaviye de başvurulabilir.</li>
<li>Altta yatan başka bir hastalık varsa ( Cushing hastalığı, tiroid problemleri&#8230;) bu hastalığın tedavi edilmesi adetlerde düzelmeye de faydalı olacaktır.</li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong class="haberyazi_renkli">POLİKİSTİK OVER SENDROMU (STEIN-LEVENTHAL SENDROMU)</strong></p>
<p><strong>Tanım</strong><br />
Polikistik over hastalığı üreme çağındaki kadınların %3 ile 5&#8242;ini etkileyen kronik hormonal bir bozukluktur. Karakteristik özellikleri arasında şunlar bulunur:</p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Androjen (erkeklik hormonları) seviyelerinde artış</li>
<li>İnfertilite</li>
<li>Obezite</li>
<li>İnsülin direnci</li>
<li>Yüz ve vücutta kıllanmada artış</li>
<li>Anovulasyon (yumurtlamada bozukluk)</li>
</ul>
</div>
<p align="left">Normalde yumurtalıklarda bulunan foliküllerden 1 ya da birkaçı yumurtlama dönemine yakın zamanda büyümekte, olgunlaşmakta ve yumurtlama meydana gelmektedir. Polikistik over sendromu&#8217;nda (PKOS) ise yumurtalıklar içerisinde çok sayıda folikül bulunmakta ancak yumurtlama gerçekleşmemektedir.</p>
<p><strong>Nedenleri</strong><br />
Polikistik over sendromunda altta yatan neden tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik yatkınlığın rol oynadığı düşünülmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalar PKOS&#8217;nun, insülin direnci ve buna bağlı olarak ortaya çıkan hiperinsülinemi ile ilişkili olduğunu göstermiştir.  Yüksek insülin seviyeleri, yumurtalıklardan fazla miktarda androjen salınımına, bu da yumurtlamanın bozulmasına neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Risk faktörleri</strong></p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Obezite</li>
<li>Sedanter yaşam tarzı</li>
<li>Ailede PKOS öyküsü</li>
<li>Başlangıç genellikle 15-30 yaşları arasındadır.</li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong>Belirtiler</strong></p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Adet düzensizliği</li>
<li>Amenore (adet görememe)</li>
<li>İnfertilite</li>
<li>Yüz ve vücutta kıllanmada artış</li>
<li>Kilo alımı</li>
<li>Obezite</li>
<li>Akne ve sivilceler</li>
<li>Özellikle boyun, kasık ve kol altı bölgelerinin koyu renk alması</li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong>PKOS&#8217;lu kadınlar şu hastalıklar açısından risk altındadır:</strong></p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Tip 2 diyabet</li>
<li>Hiperlipidemi</li>
<li>Endometrial hiperplazi</li>
<li>Yüksek tansiyon</li>
<li>Kalp hastalığı</li>
<li>Metabolik sendrom</li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong>Tanı</strong></p>
<p>Öncelikle ayrıntılı bir sorgulama, fizik ve jinekolojik muayene yapılır.</p>
<div>
<ul type="disc">
<li><strong>Kan testleri</strong>
<ul>
<li>Androjen seviyeleri (serbest ve total testosteron, DHEAS, 17 OH progesteron)</li>
<li>Prolaktin ve tiroid fonksiyon testleri</li>
<li>Açlık kan şekeri ve açlık insülin seviyeleri</li>
<li>Açlık lipid profili</li>
</ul>
</li>
<li><strong>Ultrasonografi ile overlerin görüntülenmesi</strong></li>
<li><strong>Altta yatabilecek diğer nedenlere yönelik görüntüleme yöntemleri</strong></li>
</ul>
</div>
<p align="left"><strong>Tedavi</strong><br />
PKOS varlığında tedavi açısından dikkat edilecek nokta hastanın çocuk sahibi olmayı isteyip istemediğidir. Ayrıca altta yatan insülin direncine yönelik olarak ta tedaviyi planlamak gerekir.</p>
<div>
<ul type="disc">
<li>Semptomlara yönelik tedavi</li>
<li>Diyet ve kilo kaybının sağlanması</li>
<li>Egzersiz</li>
<li>İnsülin rezistansına yönelik olarak metformin, rosiglitazone gibi antidiyabetik ilaçların kullanımı</li>
<li>Doğum kontrol ilaçları</li>
<li>Ovulasyon indüksiyonu (hastanın gebelik istemi varsa)</li>
<li>Komplikasyonların önlenmesine yönelik tedavi</li>
<li>Kıllanmaya yönelik ilaçların uygulanması ve/veya var olan kıllar için laser epilasyon gibi tekniklerin uygulanması</li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/jinekoloji/28/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dermatoloji-Sedef Hastalığı</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/dermatoloji-sedef-hastaligi/26</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/dermatoloji-sedef-hastaligi/26#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:52:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dermatoloji]]></category>

		<category><![CDATA[akne]]></category>

		<category><![CDATA[egzama]]></category>

		<category><![CDATA[kurdeşen]]></category>

		<category><![CDATA[mantar]]></category>

		<category><![CDATA[pelad]]></category>

		<category><![CDATA[PSÖRİAZİS SEDEF HASTALIĞI]]></category>

		<category><![CDATA[saçkıran]]></category>

		<category><![CDATA[Sedef Hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[sedef hastalığının çıkma sebepleri]]></category>

		<category><![CDATA[sedef tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[sedeh hastaligi]]></category>

		<category><![CDATA[ürtiker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[

Kliniğimizde tüm cilt hastalıkları tedavi edilmektedir. Ayrıca sedef hastalığının tedavisinde doktorumuz uzmandır.
PSÖRİAZİS(SEDEF) HASTALIĞI

&#8220;Sedef hastalığına karşı gerektiği kadar çok ama mümkün olduğu kadar az tavır alın.&#8221; Hastalık, dikkat gösterilmesi gereken bir durum olarak kabul edilmeli, ancak tüm yaşamı etkilemesine de  İzin verilmemelidir..!&#8221;
Psöriazis; halk arasında sedef hastalığı olarak da bilinen toplumun %1-3 ünü etkileyen süreklilik gösteren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_sedef03_once.jpg" alt="" width="120" height="78" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_sedef03_sonra.jpg" alt="" width="120" height="92" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_sedef04_once.jpg" alt="" width="120" height="92" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_sedef04_sonra.jpg" alt="" width="120" height="92" /></p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_sedef02_once.jpg" alt="" width="120" height="93" /><img class="alignnone" src="http://www.onklinik.com.tr/images/thumb/k_sedef02_sonra.jpg" alt="" width="120" height="108" /></p>
<p>Kliniğimizde tüm cilt hastalıkları tedavi edilmektedir. Ayrıca sedef hastalığının tedavisinde doktorumuz uzmandır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">PSÖRİAZİS(SEDEF) HASTALIĞI</span><span class="haberyazibaslik"><br />
</span></p>
<p><strong>&#8220;Sedef hastalığına karşı gerektiği kadar çok ama mümkün olduğu kadar az tavır alın.&#8221; Hastalık, dikkat gösterilmesi gereken bir durum olarak kabul edilmeli, ancak tüm yaşamı etkilemesine de  İzin verilmemelidir..!</strong>&#8221;</p>
<p>Psöriazis; halk arasında sedef hastalığı olarak da bilinen toplumun %1-3 ünü etkileyen süreklilik gösteren önemli bir hastalıktır.</p>
<p>Deri iki tabakadan oluşmaktadır. Bunlar dermis ve epidermistir. Üst derinin en alt bölümünde yer alan bazal deri hücreleri sürekli çoğalarak üst deri tabakası epidermisi oluştururlar. Yeni oluşmuş hücrelerin bir bölümü daha sonra deri yüzeyine doğru kayarlar ve nasırlaşan deri hücrelerine dönüşürler. Bu değişimlerin tamamı hücre olgunlaşması olarak tanımlanır. Hücreler deri yüzeyine yaklaştıkça beslenmeleri güçleşmektedir. Dolayısıyla, üstte yer alan deri hücreleri bir süre sonra ölürler ve derinin daha dirençli dış yüzeyini (stratum korneum) oluştururlar. Deri hücrelerinin oluşumlarından, ince gözle görünmeyen deri tabakaları halinde dökülmelerine kadar süren bu yaşam süreçleri yaklaşık 4 hafta sürer.</p>
<p>Psöriazis, cilt hücrelerinin çok hızlı bir şekilde yenilenmesiyle (3-4 gün) olan ve özellikle cilt hücrelerinin sürekli olarak oluşturulduğu yerlerde kırmızı plaklar, sedefi skuamlar ve pul pul dökülmeler şeklinde kendini gösterir.</p>
<p>Psöriazis tanısı için özel bir tetkik yoktur.Teşhis genellikle doktor tarafından derinin muayenesi ile konur.</p>
<p class="haberyazi_renkli">HASTALIĞIN ORTAYA ÇIKMA SEBEPLERİ :</p>
<ol>
<li>Soy çekim(genetik): Sedef hastalarının üçte birinin ailelerinde de bu hastalık tespit edilmiştir.</li>
<li>Çevre faktörü</li>
<li>Vücudun savunma sisteminde bazı bozukluklar</li>
<li>Stres(ruhsal sıkıntılar hastalığa ivme kazandırmaktadır.)</li>
<li>Bazı ilaçların kullanımı(Beta bloker)</li>
<li>Güneş yanığı-deriye çarpma ve sürtünme gibi travmalar</li>
</ol>
<p>Kış aylarında nem oranının azalması derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açar. Kaşımak da sedefi alevlendirebilir. Bu nedenle nemlendirici krem ve merhemlerin daha fazla kullanılması gerekir.</p>
<p>Sedef, en sık saçlı deri, diz, dirsek ve gövdeyi tutar. Fakat tırnaklar, el ayaları, ayak tabanları, genital bölge ve yüz (nadirdir) dahil her yerde görülebilir. Sedef hastalığında tırnaklar sıklıkla tutulur; yüksük tırnak, tırnağın yatağından ayrılması ve tırnakta kalınlaşma görülebilir. Lezyonlar genellikle simetriktir, yani vücudun sağ ve sol taraflarında aynı yerde ortaya çıkarlar.</p>
<p>Sedef hastalığı çeşitli tiplerde görülmekte olup kalıcı tedavisi yoktur. Tedavi yöntemi ON KLİNİK te ÖLÜ DENİZ den elde edilen hormonsuz-kortizonsuz-doğal ürünlerle krem-şampuan-tırnak cilası şeklinde uygulanmaktadır. İlaçların uygulanmasından sonra ilk iyileşme belirtileri 3-4 hafta sonra kendini göstermektedir. Tedavide birkaç aydan üç yıla kadar sabit ve uzun süreli remisyon kazandırılmaktadır.Kısacası bu süre içerisinde kişi &#8216; temiz cilt &#8216; durumunda olmaktadır.ON KLİNİK tedavide ilaçların etkisini bilgisayar ekranında görerek takip edebilme şansını da vermektedir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">ÖNERİLER</span></p>
<ul>
<li>Aşırı alkol sedefi alevlendirir.</li>
<li>Doğal güneş ışığının sedef üzerine olumlu etkisi vardır. Ancak yanacak kadar güneşlenmek sedefi alevlendirebilir.</li>
<li>Kış aylarında nem oranının azalması derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açar. Kaşımak da sedefi alevlendirebilir.</li>
<li>Deriye fiziksel travma, infeksiyonlar(farenjit), psikolojik stres ve bazı ilaçlar gibi çevresel faktörler ailesinde sedef hastalığı olmayan kişilerde bile sedefin başlamasını sağlayabilirler.</li>
<li>Sedefe yatkınlığı olan kişilerde psikolojik stres ve sıkıntılar sedefi başlatabilir veya var olan sedefin artışına yol açabilir.</li>
</ul>
<p><span class="haberyazi_renkli">Ürtiker (Kurdeşen):</span> Halk arasında &#8220;Kurdeşen&#8221; olarak tanımlanan Ürtiker, çok sayıda farklı uyarana karşı bir reaksiyon olup; kaşıntılı, hafif kızamık, ödemli kabarıklıklarla seyreder. Oldukça sık rastlanır. Nedenleri arasında bazı ilaçlar, yiyecekler, enfeksiyonlar, böcek ısırıklıkları, psikolojik ve genetik faktörler, sıcak - soğuk etkileri sayılabilir. Tedavide etken saptanıp ortadan kaldırılır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Egzama:</span> Zayıf irritanların (sabun, deterjan, su gibi) uzun süre deriye değmesi sonucu ortaya çıkar. Başlangıç döneminde derinin kuruması ve çatlaması gözlenir. Temas devamlı olursa tabloya kızarıklık, ödem, sıcaklık, veziküller, sızıntılar ve duyarlılık eklenir. Çeşitli lokal tedaviler uygulanır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Mantar:</span> Yüzeysel mantar hastalıklarına sık rastlanır. Tetkiklerden faydalanarak teşhis kesinleştirilir. Saçlı deri (yüzeysel ve derin şekli), gövde el ve ayakları (özellikle parmak araları, tırnakları) tutabilir. Teşhis kesinleştikten sonra lokal ve oral uygun tedavi uygulanır. Tedavi uzun sürelidir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Pelad (Saçkıran):</span> Hem kadında hem erkekte görülebilen bir saç hastalığıdır. Ani ve şikayet olmaksızın yuvarlak bir alanda saç dökülmesi görülür. Daha büyük alanları kapsayabilir. Stres büyük ölçüde sorumludur. Genellikle lokal tedavi yeterlidir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli">Akne:</span> Dünyanın her yerinde bütün ırklarda rastlanır. Bir yağ bezi hastalığıdır. Ama oluşumunda çeşitli etkenlerin rolü vardır. Hormonlar, mikroorganizmalar, beslenme, immün faktörler gibi. Akneli bir ciltte, açık ve kapalı komedonlar (siyah noktalar), papül, püstül, kist gibi birçok oluşum bir arada bulunabilir. Tanısı kolay, tedavisi ayrıntılı ve uzundur. Lokal ve sistemik tedavi bir arada uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/dermatoloji-sedef-hastaligi/26/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Üroloji</title>
		<link>http://onpoliklinik.net/index.php/uroloji/24</link>
		<comments>http://onpoliklinik.net/index.php/uroloji/24#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2009 08:48:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<category><![CDATA[10 ERKEKTEN 4'Ü PROSTATİT]]></category>

		<category><![CDATA[4D USG cihazı ile uzman radyolog tarafından çekim yapılır ve raporlandırılır]]></category>

		<category><![CDATA[ANDROLOJI]]></category>

		<category><![CDATA[ANDROPOZDAN UTANMAYIN]]></category>

		<category><![CDATA[BELİRTİLER NELERDİR]]></category>

		<category><![CDATA[Biotesiometri]]></category>

		<category><![CDATA[Bu Hastalıkların Tedavisi Var mı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel fonksiyon bozuklukları]]></category>

		<category><![CDATA[CİNSEL HAYAT]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel sorunların tedavisinde iyileştirici püf noktası çiftin aktif olarak tedaviye katılması ve  emek vermesidir]]></category>

		<category><![CDATA[CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Neden tedavi Edilmeli]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunabiliriz]]></category>

		<category><![CDATA[DM HASTALARI]]></category>

		<category><![CDATA[DÜŞÜK LİBİDO]]></category>

		<category><![CDATA[ereksiyon]]></category>

		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>

		<category><![CDATA[Genital bölge dolaşım değerlendirmesini yapan cihaz]]></category>

		<category><![CDATA[geri boşalma]]></category>

		<category><![CDATA[Gonore Bel soğukluğu]]></category>

		<category><![CDATA[Hepatit - B]]></category>

		<category><![CDATA[Herpes Genital uçuk]]></category>

		<category><![CDATA[HIV-AİDS]]></category>

		<category><![CDATA[Hormonal Analiz]]></category>

		<category><![CDATA[İntrakavernozal yolla papaverin enjeksiyonuyla penis ereksiyonunun sağlanması]]></category>

		<category><![CDATA[Kavernozografi]]></category>

		<category><![CDATA[Klamidya]]></category>

		<category><![CDATA[Laboratuvar şartlarında kanda bakılır]]></category>

		<category><![CDATA[Penil Doppler]]></category>

		<category><![CDATA[penise gelen kan oranı-penisten giden kan miktarını ölçülmesi gibi]]></category>

		<category><![CDATA[Penisin sinirsel duyarlılığını ölçen cihaz]]></category>

		<category><![CDATA[PEYRONIES HASTALIĞI]]></category>

		<category><![CDATA[PRİAPİSMUS NEDİR?]]></category>

		<category><![CDATA[prostat]]></category>

		<category><![CDATA[PROSTAT BEZİ HASTALIKLARI]]></category>

		<category><![CDATA[PROSTAT BÜYÜMESİ]]></category>

		<category><![CDATA[PROSTAT KANSERİ]]></category>

		<category><![CDATA[PROSTATIT]]></category>

		<category><![CDATA[Şankroid Yumuşak Çıban]]></category>

		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>

		<category><![CDATA[SERTLEŞME EREKSİYON PROBLEMİ]]></category>

		<category><![CDATA[Sifiliz Frengi]]></category>

		<category><![CDATA[ta hastaları]]></category>

		<category><![CDATA[Tedavi Edilmezse Ne Olur]]></category>

		<category><![CDATA[Total ve  Free PSA bakılması]]></category>

		<category><![CDATA[Trichomonas]]></category>

		<category><![CDATA[Üreme organı siğilleri ve deri kabarıklıkları]]></category>

		<category><![CDATA[Üriner U.S.G. Ultrasonografi]]></category>

		<category><![CDATA[Vazo-aktif test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://onpoliklinik.net/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[SEKSÜEL DİSFONKSİYON VEYA CİNSEN İŞLEV BOZUKLUĞU HEM KADIN HEM ERKEKLERİ YOĞUNOLARAK ETKİLEYEN BİR PROBLEMDİR.
ANDROLOJİ: Erkek cinsel sağlığı ve üreme sağlığı.
Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün tanımına göre cinsel sağlık; kişilik, iletişim ve aşkı artıran yollarla cinsel varoluşun bedensel, duygusal, entellektüel ve sosyal yönlerinin bir bütünleşmesidir.
Cinsellikle ilgili sorunlar bu bütünlüğün bozulmasına yol açarak, bireylerin ruhsal ve sosyal sorunlar yaşamasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="haberyazi_renkli"><span style="color: #000000;">SEKSÜEL DİSFONKSİYON VEYA CİNSEN İŞLEV BOZUKLUĞU HEM KADIN HEM ERKEKLERİ YOĞUNOLARAK ETKİLEYEN BİR PROBLEMDİR.</span></span></p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><span style="color: #000080;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;"><strong>ANDROLOJİ: </strong>Erkek cinsel sağlığı ve üreme sağlığı.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün tanımına göre cinsel sağlık; kişilik, iletişim ve aşkı artıran yollarla cinsel varoluşun bedensel, duygusal, entellektüel ve sosyal yönlerinin bir bütünleşmesidir.<br />
Cinsellikle ilgili sorunlar bu bütünlüğün bozulmasına yol açarak, bireylerin ruhsal ve sosyal sorunlar yaşamasına sebep olur.<br />
On Klinic 21 yıllık tecrübesiyle dünya çapında 115 şubesinde birçok erkeğe cinsel fonksiyon bozukluğu konusunda yardım etmiştir. </span></span></span></span></p>
<p align="center"><span class="style3"><br />
<span class="style4"><strong><span style="color: #000000;">CİNSEL MUTLULUĞUNUZU</p>
<p>DAHA FAZLA ERTELEMEYİN.</span></strong></span></span><span style="color: #000000;"></p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>ON KLİNİK ULUSLARARASI SAĞLIK MERKEZİNDE;</strong><br />
</span><strong><br />
<span class="haberyazi_renkli"><span style="color: #000000;">TANI:</span></span></strong><span style="color: #000000;"> </span></p>
<ol>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İyi Bir Anamnez (sorgulama</strong>) </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Fizik Muayene</strong>; Özellikle penis ve testislerde gelişim yetersizliği-anomali, peniste sert bir plaka, kendini gösteren peyronie hastalığı araştırıImalı. Ayrıca genital, koltuk altı- göğüs kıllanması ve memeler muayene edilir. </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Biotesiometri: </strong>Penisin sinirsel duyarlılığını ölçen cihaz   </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Penil Doppler</strong>: Genital bölge dolaşım değerlendirmesini yapan cihaz (penise gelen kan oranı-penisten giden kan miktarını ölçülmesi gibi ) </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Vazo-aktif test</strong> </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Kavernozografi</strong>: İntrakavernozal yolla papaverin enjeksiyonuyla penis ereksiyonunun sağlanması </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Üriner U.S.G. (Ultrasonografi</strong>):4D USG cihazı ile uzman radyolog tarafından çekim yapılır ve raporlandırılır. </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Hormonal Analiz :  </strong>Laboratuvar şartlarında kanda bakılır. </span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Total ve  Free PSA bakılması</strong>: Laboratuvar şartlarında kanda bakılan prostat hormonlarıdır. </span></li>
</ol>
<p><span style="color: #000000;"><strong><span class="haberyazi_renkli">TEDAVİ:</span></strong><br />
</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kliniğimizde tedavi nedene yöneliktir, varsa primer hastalığın tedavisi öncelik kazanır. Kliniğimizde fabrikasyon preparatlarla doğal maddelerin birleştirilmesi sonucu elde edilen ilaçlar kullanılmaktadır. Bunların etkinliği daha fazla olduğu gibi emilimleri kolaylaştırılmış, yan etkileri azaltılmıştır. Ayrıca dil altından kullanılan preparatlar üretilmiştir. Bunlar daha kısa zamanda etkisini göstermekte ve tok karnına rahatça alınabilmektedir. Ağızdan alınan preparatların kullanılmasının sakıncalı etkisiz olabileceği düşünülen durumlarda vazo-aktif test sonucu dozu ayarlanan ve penis içine enjekte edilen ilaçlar kullanılmaktadır.</p>
<p>Bazen daha etkin olabileceği düşünülerek hem ağızdan ilaç verilmekte, hem de penise enjeksiyon için kullanılan solüsyonlar verilmektedir. Zaman zaman enjeksiyonla başlanılan tedaviye oral tedaviyle(haplarla) devam edilmektedir.</p>
<p>Klasik tedavimiz her biri 8-9 seanslı iki kür şeklinde uygulanmakta, gereğinde devam edilmektedir. <strong>İlaç tedavilerinde başarı oranı %98&#8242;i bulmaktadır.</strong> İlaç tedavilerinin etkili olmayacağını düşündüğümüz durumlarda cerrahi tedaviyi önermekteyiz.</span></p>
<p align="center">
<span class="haberyazi_renkli style5"><span style="color: #000000;">MAHREMİYET ÖNEMLİDİR!</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>On Klinic&#8217;te gizliliğe önem verilerek,özel hayata saygılı bir şekilde hizmet verilmektedir. Kişiye özel bekleme odalarımız mevcuttur. Hastanın iş ve günlük yaşantısından kopmaması sağlanarak, tedaviye teşhisten sonra hemen başlanmaktadır.</strong><br />
</span></p>
<p class="haberyazi_renkli"><span style="color: #000000;">CİNSEL HAYAT</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Cinsel ilişki;</strong><strong> </strong>iki insanın biyolojik, ruhsal ve sosyal yönleriyle yaşadıkları birleşmedir. Bu birleşmenin belirli bir tek şekli veya kuralı olmadığı gibi taraflar birbirine ve çevreye zarar vermedikleri, doyuma ulaştıkları sürece nasıl ve ne kadar cinsel aktivitede bulunacaklarına kendileri karar verirler. Bu yüzden de seksüel disfonksiyon veya cinsel işlev bozukluğu hem kadın hem erkekleri yoğun olarak etkileyen bir problemdir.</p>
<p><strong>20-40 yaşları arası</strong> seksin en yoğun yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong>Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz! </strong></span>Tüm yaşlardaki çiftler cinsel ilişkiyle ilgilidir. Cinsel yaşam sağlıklı bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Gerçekten de, yapılan birçok araştırmada aktif cinsel yaşamın yaşlanmanın çok doğal bir parçası olduğu gösterilmiştir.<br />
</span></p>
<p class="style4" align="center">
<span class="style7"><span style="color: #000000;">ANDROPOZDAN UTANMAYIN&#8230;!</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İleri yaş erkeklerdeki testesteron (yani erkeklik hormonun)daki düşüş, andropoz olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda erkeklik hormonu tamamen ortadan kalkmaz. Buna &#8216;androjen yetersizlik sendromu&#8217; adı verilir. Erkeklerde bu olay kadınlardaki gibi bıçak sırtı bir gelişim göstermemekte sadece erkeklik hormonunun azalmasına bağlı olarak bazı belirtileri de beraberinde getirmektedir.<strong> </strong></p>
<p>Ani ateş basmalarından cinsel güç kaybına, unutkanlıktan, eklem ve kas ağrılarına kadar bir çok şikayeti de beraberinde getiren andropoz, ileri yaş erkeklerinin önemli sorunlarından biri olmasına rağmen çözümsüz değildir. </span><br />
<span style="color: #000000;"><span class="haberyazi_renkli">CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI</span></p>
<p><strong>Cinsel ilişki; </strong>iki insanın biyolojik, ruhsal ve sosyal yönleriyle yaşadıkları birleşmedir. Bu birleşmenin belirli bir tek şekli veya kuralı olmadığı gibi taraflar birbirine ve çevreye zarar vermedikleri, doyuma ulaştıkları sürece nasıl ve ne kadar cinsel aktivitede bulunacaklarına kendileri karar verirler. Bu yüzden de seksüel disfonksiyon veya cinsel işlev bozukluğu hem kadın hem erkekleri yoğun olarak etkileyen bir problemdir.</p>
<p>Cinsel fonksiyon bozukluğu olarak; cinsel isteksizlik(libido azlığı-yokluğu), erken boşalma, sertleşme problemi (cinsel ilişki için yeterli fonksiyonu başlatamama, sağlayamama ve devam ettirememe )durumudur. Erkeklerin ve partnerlerinin yaşam kalitesinde önemli bir rol oynamaktadır. <strong>Türkiye&#8217;de 40 yaşını geçen erkeklerin %52 sinde değişik düzeylerde cinsel fonksiyon bozukluğu görülüyor. Kadınların ise büyük bir çoğunluğunun orgazmı bilmediği ortaya çıkmıştır.</strong></p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">ON KLİNİK ZİNCİRİNDE 1 milyondan fazla erkek tedavi görmüştür ve tamamına yakınında gerçek olumlu sonuçlar elde edilmiştir.</strong></p>
<p><strong>SERTLEŞME(EREKSİYON) PROBLEMİ:</strong> &#8220;Cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumu&#8221;<strong> </strong></p>
<p>Depresyon, DM(diabet-şeker hastalığı), TA yüksekliği, kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, penisteki şekil bozuklukları ve damar hastalıkları, bir ucu da sigara içenlere kadar geniş bir yelpazeye sahip bir hastalıktır. Türk Androloji Derneğinin 17 ilde  2000 erkek üzerinde yapmış olduğu çalışmada %69 oranında sertleşme sorununun olduğu saptanmıştır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong><span style="text-decoration: underline;">DM HASTALARI</span></strong>:</span> İlk önce gece sertleşmeleri dediğimiz ki onu erkekler sabah erken saatlerde farkederler. Bu sertleşmede, sertleşmenin sıklığında veya şiddetinde azalmayla gözlenir Ve ilk sabah sertliklerinin azalmaya başladığı dönemde bir doktora başvurmasında yarar  var. Ayrıca; diyabetin birçok organı tutan bir hastalık olduğunu göz önüne alarak, aynı böbreklerinin, gözlerinin değerlendirilmesi gibi belli aşamalarda ürolog tarafından da muayene edilmelerinde yarar var.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong><span style="text-decoration: underline;">TA HASTALARI</span></strong>:</span> Yüksek tansiyonun ve tedavisi için kullanılan ilaçlarında penisin damarlarını -basıncını etkileyerek sertleşme problemine yol açtığı tespit edilmiştir.</p>
<p></span><span style="color: #000000;"><span class="haberyazi_renkli"><strong>ERKEN BOŞALMA</strong><br />
</span><br />
Aslında bir erektil disfonksiyon  problemidir. İşlevsel olarak penisin vajen içerisine girmeden  hemen önce ya da girer girmez  meni sıvısının gelmesi olayıdır. Eşlerin daha tatmin olmadan boşalmanın gerçekleşmesi olarak da tanımlanabilir. Bazen daha penis sertleşmeden boşalma olur ve cinsel ilişkide gerçekleşemez. Bu yüzden peniste sertleşme problemi olup olmadığına karar verilir ve erken boşalma tedavisine ona göre başlanır<br />
Çoğunlukla psikolojik nedenlere bağlı erken boşalmada; yetersiz cinsel eğitim ve bilgi eksikliği nedeniyle özellikle mastürbasyon konusunda korkular da önemli faktördür. Öncelikle bilinmesi gereken, aşırıya kaçmamak şartıyla gençlikte yapılan mastürbasyonun az ya da fazla yapılmış olmasının herhangi bir zararlı etkisinin bulunmadığıdır. Bunun yanında organik kökenli -penisin sinirsel uyarılışındaki hassasiyet-problemlerde olabilir.<br />
Bazen de başarısızlık baskısı ya da partnerle ilgili problemlerde kişinin erken boşalmasına neden  olabilir.<br />
Erektil disfonksiyon tedavisinin yanı sıra eğitim verilir, zaman zamanda antidepresan tedavisi uygulanır.Sonuç olarak; erken boşalmanın tedavisinde erkeğin kendini kontrol etmesi çok önemlidir. Her ilişki sırasında birkaç saniye de olsa boşalmayı geç başlatabilmeyi öğrenmesi, bir müddet sonra tatminkar bir süre elde edilmesini sağlayabilir. Olaya eşinin de anlayış göstermesi ve tedavi edici yönde katkıda bulunması gerekir. İlaç kullanımı tek başına her zaman yeterli olmayabilir, bu nedenle kişinin kendi iradesini kullanması esastır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">GERİ BOŞALMA</strong></p>
<p>Geri boşalmada spermler penisten dışarı çıkmayıp idrar kesesine geri dönmesi olayıdır. Bu olay zararsızdır; sıvı bir sonraki idrar boşaltımında dışarı atılır.</p>
<p>Genellikle; prostat ameliyatı olan erkekler-DM (diabet) hastaları ve bazı ilaçları kullanan bireylerde görülebilmektedir.<br />
<strong>Cinsel aktiviteden 1-2 saat önce alınan bazı ilaçlar bu konuda yardımcı olabilmektedir..Her durumda bir ürolog doktorun  kontrolünde kullanılması gerekmektedir.</strong></span></p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong><span style="color: #000000;">PRİAPİSMUS NEDİR?</span></strong></span><strong><br />
</strong><br />
<span style="color: #000000;">Ereksiyon halinin 4 saat veya daha uzun sürmesi halidir. Ereksiyon hali 4 saatden az fakat sizin isteğinizden daha uzun sürüyorsa  bu durum da uzun süreli ereksiyon halidir.Penis içine kanın çok fazla akması ve az miktarda kanın boşalmasından kaynaklanır ve ağrılı bir süreçtir.Erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan enjeksiyonun yan etkisi olarak ya da yaralanma sonucu görülebilir. Tedavisinde en kısa zamanda hekime başvurmak gerekmektedir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">DÜŞÜK   LİBİDO</strong></p>
<p><strong>Libido: </strong>Cinsel arzu ya da cinsel ilişkiye duyduğunuz ilgidir. Genellikle  testesteron  hormonunun  azlığı neden olmaktadır.Bu durum bazı testis hastalıkları , beyinde hormon salgılayan hipofiz bezi hastalıkları , yaşlılık ve  depresyon  yaşayan kişilerde görülebilmektedir.</p>
<p>Libido düşüklüğü yaşayan erkekler  ereksiyon konusunda problem  yaşamadıklarını   sadece cinsel güdüleri konusunda sorun yaşadıklarını belirtirler.</p>
<p>Basit gibi görünse de testesteron  seviyesinin ayarlanması  mutlaka bir üroloji uzmanı denetiminde ve prostat kanseri testleri  kontrolünde verilmelidir. Çünkü  testesteron  prostat kanserinin artış hızını yükseltir. Aynı zamanda  osteoporozun önlenmesi ve kemik iliğinin güçlendirilmesi  gibi avantajları bulunmaktadır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">PEYRONIES HASTALIĞI </strong></p>
<p><strong>Peyronıes hastalığı</strong> ; eğilimsel olarak çoğunlukla orta yaş erkekleri etkilediği gibi gençlerde de görülebilen iyi huylu ve nedeni tam olarak bilinmeyen bir hastalıktır.</p>
<p>Organ boyunca süngersi dokuların yanı sıra çevresinde sert  doku &#8216;plaklar&#8217;  oluşur. Bu oluşumlar da sertlik ve ereksiyon durumunda   penisin bir yana doğru eğilmesine neden olmaktadır.  Sertlikler muayene sırasında görülebilen şekildedirler. Hastalığın ilk dönemlerinde ve ataklar esnasında ağrılı olan bu plakların boyutları ve sayıları her hastada farklılık gösterebilir.</p>
<p>Kimi erkeklerde bu sorun cinsel ilişki sırasında sorun oluşturmaz. Bazı erkeklerde de eğriliğin derecesi cinsel birleşmeye engel olabilecek boyutlara   varabilir. Bu durum  da cerrahi müdahaleyi gerektirir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">PROSTAT  BEZİ  HASTALIKLARI</strong></p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>PROSTAT:</p>
<p></strong>Mesanenin altında idrar yolunun başlangıcında bulunan ceviz büyüklüğünde olan bir organdır. Dış salgı bezi olmakla beraber     organizmanın ikincil sex organıdır. Meninin %95 ini oluşturarak spermayı sulandırır. İşleyişi ; böbreklerden süzülen idrar mesanede birikir. İşeme esnasında mesane kasılır ve idrar, <em>üretra</em> adı verilen idrar kanalı ile penis ucuna kadar iletilir, oradan dışarı atılır. İşte bu iletici yol, yani üretra, prostat bezinin içinden geçmektedir.<br />
</span></p>
<p align="center"><strong class="haberyazi_renkli"><span style="color: #000000;">10 ERKEKTEN 4&#8242;Ü PROSTATİT</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>PROSTATİT:</strong> </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Prostat bezinin iltihabi hastalığıdır. Belirtilerinde artan -azalan ağrı, sıkıcı idrara çıkma semptomları(idrar yaparken güçlük- yanma ,sık idrara çıkma &#8230;) gözlenmektedir.Ayrıca  cinsel disfonksiyon semptomları,ejakülator ağrı ve rahatsızlık gibi  belirtilerin  ötesinde cinsel bozuklukların temel bir  rol oynadığı ortaya konmaktadır.Erkeklerin %25 kadarında yaşamlarının bir bölümünde bu semptomlar gözlenmiştir.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">PROSTAT BÜYÜMESİ: </span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Prostat bezinin büyüyerek idrar yollarını sıkıştırmasına <strong>prostat hipertrofisi</strong> denir. 30 yaşından sonra görülmeye başlar ve 60&#8242;lı yaşlardaki erkeklerin neredeyse yarısında prostat büyümesi vardır. Zayıf idrar akımı, kesintili, zorlu idrar yapma vb. prostat büyümesinin   belirtilerinden sayabiliriz. Prostat büyümesinin nedeni bilinmemektedir. Ancak yaşlanmanın ve erkeklik hormonların rolü olduğu kabul edilmektedir. <strong>Tedavi edilmezse</strong> tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına, mesane taşlarına ve böbrek yetersizliğine neden olabilir.</p>
<p><strong>PROSTAT KANSERİ: </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Prostat bezinin genişleyip- büyümesi sonucu oluşan hastalıktır.</p>
<p><strong>50 yaşından sonra her erkek her yıl bazı muayene ve testleri yaptırmalı. Eğer ailede geçmiş jenerasyonda birinci derece yakın erkeklerde prostat kanseri varsa burada risk biraz daha artıyor. Çünkü % 8-9 oranında  kalıtımsal bir risk var prostat kanserinde de&#8230; Bu nedenle eğer risk varsa 45 yaşından sonra, yoksa 50 yaşından sonra </strong><strong>her yıl periyodik muayeneler yaptırılması gerekmektedir</strong><strong>.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong class="haberyazi_renkli">CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR(CYBH )</strong></p>
<p>İki kişi arasındaki cinsel nitelikli yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri,virüs-parazitlere bağlı ) hastalıklardır.Diğer bir kısım hastalıklarda kan yoluyla ve cinsel ilişki dışındaki yakın temasla da(anneden bebeğine  hamileyken-doğumda-doğum sonrasında-emzirme sırasında/ &#8216;genital siğil,herpes  simplex,frengi, AIDS,Hepatit B&#8217;) bulaşabilmektedir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">BELİRTİLER NELERDİR?</strong></p>
<p>CYBH, genellikle önlenebilir, sıklıkla belirti veren ve erken başvurulduğunda hasar oluşturmadan etkili bir şekilde tedavi edilebilen özel bir hastalık gurubudur. Etken mikroorganizmaya göre belirtiler <strong>24 saat ile 10 gün</strong> içinde değişen sürelerde ortaya çıkar.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Vajina veya penisten normalin dışında bir akıntı gelmesi </span></li>
<li><span style="color: #000000;">İdrar yaparken yanma veya sancı duymak / idrarda iltihap olması </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Deride yara - bere, kabarcık, siğil veya çatlak bulunması </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Cinsel organlar üzerinde isilik gibi kırmızı lekeler bulunması </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Karnın alt kısmında sancı veya cinsel ilişki sırasında sancı duyulması </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Avuç içlerinde ve ayak tabanlarında kaşıntısız bir kabartı olması. </span></li>
</ul>
<p class="haberyazi_renkli"><span style="color: #000000;"><strong>Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar</strong> <strong>Neden tedavi Edilmeli ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Kadınlarda;</strong> estetik, psikolojik ve hijyenik sorunlar başta olmak üzere gebe kalamama , artmış düşük -erken doğum yapma riski ,doğacak bebekte sağlık problemleri ve  genital  bölge kanserine yakalanma riskini artırmaktadır.</p>
<p><strong> Erkeklerde</strong>; sertleşme sorun , erken boşalma, cinsel isteksizlik ,testislerde kalıcı hasar sonucu infertilite(kısırlık) , hayati tehlikesi olan böbrek iltihabı ve daha bir sürü problemler görülmektedir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Cinsel sorunların tedavisinde iyileştirici püf noktası çiftin aktif olarak tedaviye katılması ve  emek vermesidir!</strong></p>
<p></span><span style="color: #000000;"><span class="haberyazi_renkli"><strong class="haberyazibaslik">Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan kişinin hastalığın var olduğu zaman dilimi içinde ilişkide bulunduğu kişilere durumu bildirmesi ve bu kişilerin de kontrolden geçmeleri için uyarıda bulunması gerekmektedir.Tedavi bitene kadar da  doktorun belirlediği süre içerisinde hiçbir cinsel aktivitede bulunmaması ya da doktorun izniyle prezervatif koruyuculuğu altında ilişkide bulunması partner(ler)ine ve topluma karşı en önemli sorumluluğudur.</strong><br />
</span><br />
<strong class="haberyazi_renkli">Bu Hastalıkların Tedavisi Var mı?</strong></p>
<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tedavi edilebilirler. Ancak AIDS&#8217;in tedavisi yoktur. Ayrıca Hepatit B&#8217;den de aşı ile korunabilirsiniz.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Tedavi Edilmezse Ne Olur?</strong><strong> </strong></p>
<p>Eğer cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanıp tedavi edilmezseniz bu ciddi sonuçlar verebilir. Kısırlık ya da kadınlarda dış gebelik gibi&#8230; Ayrıca bir cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanmak, AIDS (HIV) virüsünü almayı kolaylaştırır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunabiliriz?</strong></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Cinsel ilişkide prezervatif  kullanın ; bana bir şey olmaz demeyin. </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayın.Sizin tek eşiniz olsa bile partnerinizin tek eşli olduğundan emin olun! </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayın. </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorun-üzerini kontrol edin. </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Başkalarının kullandığı enjektör ve iğneyi kullanmayın-kullandırtmayın. Bir defa kullanılıp atılan(disposble) enjektör - iğne kullanılmasını isteyin. </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Hamileyseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırın. </span></li>
</ul>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong><span style="color: #000000;">Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar</span></strong></span><strong></p>
<p></strong><span style="color: #000000;">Bugün için 40&#8242; dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık bilinmektedir. En sık rastlanılanları: </span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">HIV enfeksiyonu ( AIDS ) </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Hepatit B </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Bel soğukluğu ( Gonore ) </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Frengi </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Klamidaz </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Kandidiyazis </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Trikomoniyazis </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Yumuşak şankır </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Granuloma inguinale </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Genital herpes </span></li>
<li><span style="color: #000000;">Lenfogranuloma venerium </span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;"><strong class="haberyazi_renkli">HIV-AİDS :</strong></p>
<p>Cinsel yolla bulaşan virüslerden biridir. HIV taşıyan kanla veya kana temas etmiş araçlar yoluyla da bir insandan diğerine geçebilir. Anneden bebeğe; hamilelik döneminde, doğum sırasında ya da sütle bulaşabilir. HIV vücuda girdikten 3 ay sonra &#8216;ELISA&#8217; testi ile saptanır. İnsana bulaşan HIV virüsü bazen hiç hastalık yapmayabilir. Ancak virüsü taşıyanlar başkalarına bulaştırabilir. </p>
<p>HIV&#8217;in neden olduğu hastalığa AIDS denmektedir. AIDS, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Vücudun mikroplara karşı korunma sistemini bozarak bütün vücudu etkiler ve başka hastalıkların oluşmasına neden olur. HIV vücuda girdikten 5-10 yıl sonra ortaya çıkabilir. Hastalığın çıkma belirtileri arasında sürekli halsizlik, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri, cinsel organlarda uzun süreli yaralar ve tedavi ile geçmeyen mantarlar, zatürre sayılabilir. Vücudu güçlendiren tedavilerle hastanın yaşamı uzatılır.</p>
<p> Ağzı ağıza öpüşmede kanamaya yol açacak sert öpüşmeler, ağızdaki yaralar, diş fırçalanması sırasında diş etlerinin kanamış olması bulaşmaya neden olabilir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Hepatit - B:</strong></p>
<p>Su ve besinlerle bulaşan sarılık tipleri olduğu gibi kan ürünleriyle ve cinsel temasla geçen sarılık türleri de vardır. Hepatit B bunlardan biridir. Karaciğerde büyüme ve hassaslık, idrar renginde koyulaşma ve sarılık, ateş, kusma gibi belirtileri vardır. Hastalığın salgın olduğu yerlerde aşı yapılabilir. Karaciğer iltihabı,siroz, karaciğerde kanser ve ölüme neden olabilir. Kesin tedavisi yoktur. Vücudu güçlendirici tedavi, hastalığın zararını azaltır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Gonore (Bel soğukluğu) :</strong></p>
<p>Erkeklerde sık ve yanmalı idrar yapma ve akıntı; kadınlarda akıntı, adet düzensizliği, sık ve yanmalı idrara çıkma belirtileriyle tanınır.Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık rastlanılanıdır. Karın içi iltihaplarına, kısırlığa ve üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadında, doğum kanalından bebeğe bulaşabilir. Yeni doğan bebekte körlük, zatürre gibi hastalıklara yol açar. Hastalık bulaştıktan 2-3 hafta sonra belirtiler başlar. Tedavisi kolay bir hastalıktır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Sifiliz (Frengi) :</strong></p>
<p>Bütün vücudu etkileyen bir hastalıktır. Erken fark edildiğinde tedavi edilebilir. Annede varsa bebeğe de geçebilir. Hastalığı yapan etkenin vücuda giriş yerinde şişkin ve ağrsız bir yara ile kendini belli eder. Tedavi edilmeyip ilerlerse ,sinir sistemine zarar vererek körlüğe ya da sağırlığa ,kalp kasına zarar vererek kalp hastalıklarına neden olur. Vücudun çeşitli yerlerinde tümör oluşumuna ve ölüme neden olabilir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Şankroid (Yumuşak Çıban) :</strong></p>
<p>Üreme organlarında ağrılı yaralarla kendini belli eder. Genellikle yaraya yakın kasıkta oluşan şişlikler zamanla büyür ve içindeki iltihap akar. Tedavisi kolaydır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Klamidya :</strong></p>
<p>Kadınlarda sarı köpüklü bir akıntı ile kendini belli eder. Erkeklerde yanmalı idrara çıkma ve sarı akıntı ile belli olur. Kadınlarda karın içinde yaygın iltihaplanmalara yol açar. Bu durum kısırlığa, üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadınlarda yüksek ateş, düşük ve ölü doğuma yol açar. Doğum sırasında bebek, annenin doğum kanalından mikrobu alabilir ve akciğerlerinde ya da gözlerinde iltihaplar oluşabilir. Tedavisi kolaydır.</p>
<p><span class="haberyazi_renkli"><strong>Trichomonas :</strong> </span></p>
<p>Yeşil ve kötü kokulu bir akıntı ile belli olan bir hastalıktır. Kadında tüplerde iltihaplanmaya neden olarak geçici kısırlığa yol açabilir. Tedavisi kolaydır.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Herpes (Genital uçuk) :</strong></p>
<p>Üreme organlarında kaşıntılı ve ağrılı, uçuk şeklinde sivilceler görülür ve bunlar çok ağrılı yaralara dönüşür. Kendiliğinden iyileşir, ancak tekrarlar. Tedavisi zordur. İdrar yollarında hastalıklara, menenjite, kadınlarda rahim ağzı kanseri ve düşüklere neden olur. Bebek doğarken, doğum kanalından hastalığı alabilir. Gözleri, deriyi ve sinir sistemini etkiler, bebek ölümüne yol açabilir.</p>
<p><strong class="haberyazi_renkli">Üreme organı siğilleri ve deri kabarıklıkları :</strong></p>
<p>Dış üreme organlarında, haznede, makat ve idrar kanalının dışa yakın kısımlarında görülen, ağrısız, karnıbahar görünümünde et kümeleri belirtisi taşır. Tedavisi mümkün, ancak zordur. Tedavisi edilmezse kümeler büyüyerek çevre organlara zarar verir. Doğum yolunu, idrar kanalını, makatı tıkayabilir. Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir ve bebeğin solunum yolunda siğiller oluşarak solunum sıkıntısına yol açabilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://onpoliklinik.net/index.php/uroloji/24/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
