Onpoliklinik.net

March 17, 2009

Proktoloji

PROKTOLOJİ : Kalın barsağın rectum ve anüs kısımlarının hastalıklarıyla ilgilenen dalıdır.
ANÜS : Rectumun dış açıklığıdır.
RECTUM : Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır.Anüsle dışarı açılır.

KALIN BARSAK (KOLON) -REKTUM VE ANÜS HASTALIKLARI

On Klinik - Kalın BağırsakKalın Barsak (Kolon), Rektum ve Anüs (Makat) sindirim sistemimizin İnce Barsaklardan sonra gelen kısımlarıdır.Kalın barsak ortalama 1,5 m uzunluğundadır.

Rektum, Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır. Anüsle(makat) dışarı açılır.

Kolon ve Rektum hastalıkları, hafif şiddette rahatsızlıklardan, hayatı tehdit edici durumlara kadar ilerleyen rahatsızlıklara neden olabilir. Bu hastalıklarda erken teşhis ve tedavi çoğu kez hayat kurtarıcı olabilmektedir. Ne var ki hastaların çoğu bilgi eksikliği, ihmal, utanma gibi nedenlerden dolayı hekime geç başvurmaktadır.

KOLO-REKTAL HASTALIKLARIN GENEL BELİRTİLERİ NELERDİR ?

  • Anüsden ( Makattan ) KAN gelmesi ( taze-kırmızı veya durmuş-siyah kan şeklinde olabilir
  • Büyük abdest yapmada (defekasyon) değişiklik olması ( gaitanın incelmesi ), düzensiz şekilde
  • Konstipasyon( kabızlık)-diyare (ishal) olunması,
  • Defekasyon ( büyük abdest yapma ) yaptıkdan sonra tam rahatlamama ve tekrar tekrar defekasyon yapmak isteği,
  • Defekasyon sırasında ağrı olması,
  • Anüs bölgesinde kaşıntı, şişlikler ve yaralar olması,
  • Karında zaman zaman izah edilemeyen ağrıların olması,
  • Zayıflama, kansızlık ( anemi )

olması gibi belirtilerde mutlaka hekime başvurulmalıdır.
!!! KALIN BAĞIRSAK KANSERİ ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR !!!
On Klinik - Kalın Bağırsak

TEŞHİSDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Tüm inceleme ve tedavi; minyatür aletler ve tamamen doğal ağrı kesici merhemlerle ağrısız uygulanmaktadır.
Fiziki muayene: Hastanın genel olarak yapılan muayenesi.

Rektal Tuşe: Anüs ve Rektumun eldiven giyilip vazelin sürüldükten sonra parmakla yapılan muayenesi. Bu yöntemle bu bölgenin birçok hastalığı saptanır.

Endoskopik muayene;
Anoskopi: Anal bölgenin görüntülenmesi işlemidir.
Rektoskopi: Optik cihazla barsak içinin 30 cm e kadar görüntülenmesidir.

İşlem öncesinde barsakların temiz olması için bir gün önceden ya da fizik muayene sonrası hastaya barsak boşaltıcı ilaçlar verilebilir.Bu yöntemlerle tüm anüs ve rektum gözle incelenebilir, lezyonun (hastalığın) izlenmesi için fotoğrafı çekilebilir ,hastaya anında gösterilebilir, biyopsi alınabilir(kanser teşhisi için çok önemlidir) .Tüm bu işlemler 30 dk sürmektedir. Gerekirse lezyon üzerinde tedavi edici girişimler anında ağrısız-anestezisiz-dikişsiz-günlük hayatına devam edebilecek şekilde - modern tedavi teknikleri uygulanabilmektedir.

Laboratuar çalışmaları;
Hastalara gaitada gizli kan, parazit tetkikleri, genel kan testleri, tümör belirleyici testler gibi tetkikler de lüzumuna göre kliniğimizde uygulanmaktadır.

Bütün sonuçlar hekim tarafından değerlendirilir, uygun tedavi yöntemi anında belirlenir ve hastaya anlatılır.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Kliniğimizde 4 farklı tedavi yöntemi uygulanmaktadır:

Hastaya herhangi bir çeşit anestezi uygulaması gerektirmeyen muayenehane şartlarında uygulanabilen yöntemlerdir.

  1. İNFRARED KOAGÜLATÖR: Lazer- ışınla pıhtılaştırma yöntemidir.
  2. SURGITRON: Radyo frekansı ile tedavi
  3. BAND LİGASYON: Bant ile düşürme yöntemi
  4. SKLERO TERAPİ: İlaç enjeksiyonu ile damarı büzüştürme yöntemi

Tüm metotların etkinliği % 96 oranındadır.

Anal bölgede görülen hastalıklar

PRURİTİSANİ(ANUSKAŞINTISI)

Anus (şerç-makat); yani sindirim kanalının doğru bağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, hemoroid(basur), fissür( çatlak), diyare( ishal) veya konstipasyon( kabızlık), egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.

Tedavisi:Kesin tanı konulduktan sonra endoskopik ya da medikal (özel bileşimlerden oluşan doğal Kremler) olarak tedaviye başlanır. Tetikleyen unsurlar hakkında hasta bilgilendirilir.

HEMOROİD(BASUR-MAYASIL)

Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına hemoroid denir. Başka bir hastalığın belirtisi de olabilir.Örneğin;rektum kanseri hemoroid yapabilir ya da anüs kanseri hemoroidle karıştırılabilir.
Hemoroid iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır.

İç hemoroid; anüsün içinde oluşan gözle görülmeyen şişliklerdir.Muayenede endoskopik cihazlarla görüntülemek gerekir.(anoskop-rektoskop)

İç hemoroidler 4 derecede değerlendirilirler.

1.derece hemoroidler : Anal kanaldan dışarı çıkmadıkları için kanama dışında belirtileri yoktur.Ancak rektoskopik inceleme sonucu görülebililer.
2.derece hemoroidler : Bu hemoroid pakeleri dışkılama sırasında anüsden(makattan)dışarı çıkarlar.Ikınma ve dışkılama bittikten sonra kendiliklerinden içeri girerler.
3.derece hemoroidler : Dışkılama sırasında ya da kendiliğinden dışarı çıkarlar ancak elle itilerek içeri girerler.
4.derece hemoroidler : Hemoroid pakeleri artık daimi olarak anüs dışındadır ve içeriye elle de itilemezler.

Dış hemoroid; Anal bölgenin dışından çıkan memelerdir.

SEBEPLERİ NELERDİR?

  • Konstipasyon
    • Yeterli miktarda posalı gıda ve sıvı almamak
    • Sakin - hareketsiz bir şekilde yaşamak
    • Devamlı Laksatif ( ishal ilaçları) ilaçlar kullanmak
    • Parkinson, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıklarda, tiroid hastalıklarında, rektosel, hemoroid- fissür gibi anüs bölgesi hastalıklarında
    • Bazı ilaçların ( trankilizanlar, diüretikler, demir- kalsiyum içeren ilaçlar, Antiasitler vs. ) kullanımı
    • Barsak hareketlerinin azlığı ile kolonun aşırı uzun olması ve defekasyon sırasında rektum ve anüsün işlevsel bozuklukları
    • Cerrahi müdahale sonrası
    • Daha önceden kabızlık hikayesi olmayan bir kimsenin 2 -3 hafta süren bir kabızlığı ortaya çıktığında hekime başvurması gerekir.
  • Obesite
  • Stres ve anksiyete
  • Kötü beslenme alışkanlığı (fast-food gıdalar ,asitli ve kafeinli içeceklerin sık tüketimi)
  • Rutin hayatta değişiklikler(hamilelik-seyahat)
  • Hareketsiz yaşam tarzı(spor yapmama-oturarak iş yapma)
  • Ağır yük kaldırma
  • Barsaktaki bazı hastalıklar (ırrıtabl barsak send. , crohn hast., barsak CA(kanseri)
  • Bazı hastalıklar(parkınson hast. - felç)

    Aşırı derecede ıkınma barsağın içini döşeyen tabakanın dışa doğru dönmesine neden olarak “rectal prolapsus” a sebep olur.

ÖNERİLER :

  • Meyve ve sebzelerin kabuklarının soyulmadan ve mümkün olduğunca çiğ tüketilmesi
  • Kurutulmuş meyve (kayısı-üzüm-erik…) tüketilmesi
  • Daha fazla su içilmesi(yetişkin bir insan:8-10 bardak/gün)
  • Düzenli dışkılama alışkanlığının kazanılması
  • Dışkılama uyarılarının engellenmemesi(Rahat-gevşeyerek-acele etmeden dışkılamanın yapılması sağlanmalı)
  • Yiyeceklerin iyice- yavaşça çiğnenmesi
  • Egzersiz yapılması(eve gitmeden bir durak önce inip- yürüme/ofis içinde yürüyüşler-egzersizler yapılması)

ANÜS (MAKAT) KANSERİ

Görünüş olarak hemoroide çok benzer.Bu nedenle hemoroid hastalarının mutlak suretle hekime başvurmaları gerekmektedir.

ANAL FİSTÜL

Anüs(makat) içindeki bezlerin iltihaplanmasından ya da anüs çevresindeki bir apsenin delinmesi sonucu oluşan bir kanaldır. Kanal anüs içinde iç deliği, deride de dış deliği olan tünel şeklindedir.Dış delik zaman zaman kapanabilir.Bu da o bölgede apse (ağrı-kızarıklık-ateş) yapar.Bu delikten devamlı iltihabi- kısmen kanlı bir akıntı veya nadiren gaz - gaita da gelebilir.

ANAL FİSSÜR

Anüste sürekli diyare veya konstipasyona bağlı olarak çatlak oluşmasıdır ; gebelikte de görülebilir. Anüsün iç kısmında, mukozada yukarı doğru uzanan 0,5 -1,5 cm uzunluğunda çatlak - yara şeklindedir. Özellikle defekasyon (büyük abdest) yaparken çok şiddetli ve sonrasında da devam eden nitelikte ağrı , az miktarda kanama , anüs bölgesinde kaşıntı olabilir.Ayrıca hastalar defekasyon yapmayı ağrı olacağını düşünerek mümkün olduğunca ertelerler. Bu durum konstipasyonu artırır. Bu da gaitanın iyice sertleşmesine ve çıkışta daha çok ağrı yapmasına sebep olur. Böylece bir kısır döngü oluşur.

KALINBARSAK ( KOLON ) ve REKTUM POLİPLERİ

Kolon ve Rektumun iç duvarından barsak kanalının içine doğru büyüyen oluşumlardır. Bunlardan bazıları saplı bir şekilde kanal içine sarkarken, diğerleri barsak duvarına yapışık bir şekildedirler.

Poliplerin büyüklükleri 1-2 mm den 4-5 cm yi geçen boyutlara ulaşabilir. Bunlar başlangıçta iyi huylu ( benign) oluşumlardır. Ancak 1 cm yi geçen büyüklükteki poliplerde habaset ( malignite) şansı artmaya başlar.Bu nedenle büyük poliplerin çıkarılarak (Polipektomi), patolojik tahlillerinin yapılması gerekir.

POLİPLERİN ÖNEMİ NEDİR ?

İç organların kanserlerinden, henüz kanser oluşmadan kanserden korunabilme şansı yalnızca Kolo-Rektal kanserlerde mevcuttur.Erken teşhis için ON KLİNİK’de rektoskopik muayene ve gerekirse gaıtada gizli kana bakılır.

Bu tip kanserlerin büyük çoğunluğu Poliplerin büyümesi ve dejenerasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu nedenle poliplerin çıkartılması (polipektomi ) bunların kansere dönüşüm şansını ortadan kaldıracaktır.

Orta yaşlı ve daha yaşlı yetişkinlerin % 20 ’si, bir ya da daha fazla kolon polipine sahip olabilir. Herkes polip geliştirebilmesine rağmen, 50 veya daha üstü yaşlarda, aşırı kilolu ya da sigara içiyorsanız, yüksek yağ oranlı, düşük lifli besleniyorsanız, ya da kişisel geçmişinizde - ailenizde kolon polipleri veya kolon kanseri olan varsa, polip geliştirme riskiniz daha yüksektir. Bu kişilere TARAMA TESTLERİnin (rektoskopik muayene ve gerektiğinde laboratuar tetkikleri) uygulanması kolon ve rektum kanserinden korunmayı büyük çapta sağlayacaktır.


SIKÇA SORULAN SORULAR ve TAVSİYELER

Kimler hemoroid riski altındadır?
Oturarak çalışanlar hemoroid ve varis riski altındadır. Konstipe (Kabızlık ) sorunu yaşayanlar hemoroid riski altındadır.

Hemoroid rahatsızlığında beslenmenin rolü nedir?
Dengeli ve düzenli beslenmeye çalışmalı. Fast food yiyecekler, asitli ve kafeinli içecekler çok fazla tüketilmemelidir. Kuru meyve örneğin kayısı ve bitki çaylarını tüketmeye özen göstermeliyiz.

On Klinik’te uygulanan tedavilerin farkları nelerdir?
Ağrısız,
Anestezisiz,
Dikişsiz
Komplikasyon oluşmadan,
30 dakikalık ayakta tedaviyle
Modern - minyatür cihazlarla
Günlük yaşama hemen dönmenizi sağlayarak tedavilerimizi uyguluyoruz.

On Klinik’te uygulanan tedavi türleri nelerdir?

  1. İNFRARED KOAGÜLATÖR: Lazer- ışınla pıhtılaştırma yöntemi
  2. SURGITRON: Radyo frekansı ile tedavi
  3. BAND LİGASYON: Bant ile düşürme yöntemi
  4. SKLERO TERAPİ: İlaç enjeksiyonu ile damarı büzüştürme yöntemi

Fistül hastalığının kanserle ilgisi var mı?
Uzun süren ( 8-10 yıldan fazla) fistül vakalarında devamlı fistül olan bölgede oluşan tahribat sonucu kanser gelişebilir.

SAĞLIĞIMIZ İÇİN PÜF NOKTALARI

  • Stresten uzak durmaya çalışın. Kendinize 10 dakika ayırın. Bir bitki çayı molası verin. Birkaç dakika müzik dinleyin ya da müzik eşliğinde bir süre devam edin. Kendinize bu küçücük iyiliği yapın.
  • Arabanızda, çantanızda kuru kayısı-üzüm-erik bulundurun.
  • Tuvalet alışkanlığını edinin. Mutlaka her sabah kalktığınızda tuvalete gitme alışkanlığını edinin. Tuvalette uzun süre kalmak hemoride; ıkınmak ise rectal prolapsusa yol açabilir.
  • Özellikle bayanların anatomik açıdan enfeksiyona daha yatkın olmasından dolayı anal bölge hijyeni, çamaşır değiştirme sıklığı ve seçimi konusunda mümkün olduğunca pamuklu çamaşırın tercih edilmesi, sentetik ve diğer ürünlerin kısa süreli kullanılması tavsiye edilir.
  • Sentetik çamaşır ürünlerinin sık kullanımı enfeksiyona dolayısıyla hastalıklara neden olabilir

Yara bakım hizmeti

Uluslararası On Klinik, “Yara Bakım Hizmeti” konusunda Dünya çapında edindiği deneyim ve imkanları Türkiye’de de hastalara sunmaktadır. On Klinik; yara bakımı tedavisinde, uzman hekime ulaşmada, tıbbi malzeme temini vb. konularda hastaların ve hasta yakınlarının yaşadığı sıkıntılara çözüm bulmak amacıyla “Profesyonel Yara Bakım Hizmeti” sunmaktadır. Yurt Dışında Yara Bakımı konusunda özel eğitim almış Genel Cerrahi Uzmanları akut, kronik yaraların tedavi ve bakımını gerçekleştirmektedir. Yara bakımında yurt dışından özel ithal edilmiş “Yara Bakım Ürünleri” ile yaranın iyileşme sürecine destek olunmakta ve hastanın konforu sağlanmaktadır.

On Klinik, Genel Cerrahi Uzmanları yaranın durumunu tespit edip, değerlendirip, değerlendirmelerin sonucunda uygun tedaviye karar vermektedirler. Yaranın özelliklerine göre bakımları ve pansumanları yapılmaktadır. Yara bakımında yurt dışından yara bakımı konusunda özel olarak ithal edilen “Yara Bakımı ve Pansuman Ürünleri” kullanılmaktadır. Uzman Doktorlarımız yaranın durum ve gereksinimlerine göre kontrol süreleri belirlemekte ve yarayı denetim altında tutmaktadırlar. On Klinik, Yara bakımı konusunda hastayı ve hasta yakınlarına bilgilendirme sürecine büyük önem vermekte ve bu konuda hasta ve hasta yakınlarına destek olmaktadır.

Merkezimizde Tedavisi Gerçekleşen Yaralar

Diyabetik Yaralar (Şeker Hastalarında Oluşan Yaralar)

Uzun yıllar boyu devam eden Şeker hastalığı damar ve sinir dokularına hasar vermektedir. Damarlardaki dolaşım bozuklukları özellikle ayak bölgesinde kolaylıkla yaraların açılmasına neden olmaktadır. Açılan yaranın tedavisinde kan şekerinin kontrol altında tutulması, yaralı ayağın kalp hizasından yukarıda tutulması, enfeksiyon, nekrotik dokuların varlığı gibi yaranın özelliklerine göre uygun yara bakımı ve pansumanın yapılması gerekmektedir. Tedavi uzun sürer ve sabır gerektirir. Yaranın iyileşme sürecinde gerekli yara bakımı uygulansa da geriye gidişler görülebilir.

Arteriyel Damar Hastalıklarına Bağlı Yaralar (Kan Dolaşımı Bozukluğuna Dayalı Yaralar)

Sigara ve tütün mamüllerinin tüketimine bağlı olarak gelişen Burger hastalığı (Tromboanjitis Obliterans), Atardamar duvarının sertleşerek esnekliğini yitirmesi olan arterioskleroz yani damar sertliği gibi hastalıklar damarların tıkanmasına neden olmaktadır. Damar tıkanıklığı bacak yaralarına ve ilerleyen vakalarda ayak parmakları, ayak ya da bacak kesimine kadar giden üzücü tablolar ortaya çıkarmaktadır. Bu vakalarda bacaklarda açılan yaralar genellikle derin yaralardır ve yaraların iyileşmesi uzun süreler alabilmektedir.

Varis Yaraları

Varis Ülseri olarak adlandırılan Varis Yaraları daha çok ayak bileği ve bacağın ön kısmında görülür. Varis ilerledikçe kan dolaşımı problemlerine yol açmaktadır. Kan dolaşımının yeterli döngüde olmaması hücrelerin oksijen alımını bozar ve yaralara neden olur. Varis ülserleri tedavisi zor ve hasta tarafından uzman görüş alarak tedavisinin gerçekleştirilmesi gereken yaralardır. Hekim takibi altında tutulması, yaraya uygun pansuman yapılması ve Uzman doktorlar tarafından gerekli görüldü takdirde cerrahi müdahale yoluyla tedavisinin gerçekleşmesi gerekir.

Yatmaya Bağlı (Bası) Yaraları

İmmobil (Yatalak) / Felçli hastalarda uzun süre yatmaya ya da uzun süre tekerli sandalye kullanmaya bağlı olarak, yatak ya da sandalye ile temas yerlerinde meydana gelen basınç nedeniyle oluşan yaralardır. Oluşan basınç öncelikle kızarıklar neden olmakta gerekli tedbirler ve tedavi gerçekleşmezse giderek büyüyen yaralara dönüşmektedir.

Fiziksel Travmalara Bağlı Yaralar

Düşme, çarpma, kesilme, batma gibi dış etken ya da maddelerin ciltte, dokularda ya da sinirlerde oluşturduğu hasarlar fiziksel travmalara bağlı yaralar olarak adlandırılmaktadır. Travmadan hemen sonra hastanın ilk müdahalesinin acilde doktor tarafından yapılması gerekmektedir. Uzman doktor; muayene ve gerekli gördüğü tetkikler neticesinde ilgili uzman doktorlarla kooperasyonlar yaparak travmanın şiddetine ve oluşturduğu hasara bağlı olarak cerrahi bir müdahale de gerek görebilir. Uzman hekimin Cerrahi müdahale sonrası ya da cerrahi müdahaleye gerek duymadan yaranın pansuman ve bakımla tedavi edilmesini uygun görmesi durumunda da yaranın yine doktor gözetiminde gerekli bakımının ve pansumanın yapılması gerekir.

1.ve 2. Dereceden Yanık Yaraları

1.ve 2. Dereceden yanıklarda yanıkların yayılımına ve durumuna göre önceleri her gün, iyileşme durumuna göre gün aşırı ve 2 -3 günde bir pansuman yapılır. İyileşme süreci hastanın yaşı, beslenmesi, hareketliliği ile doğrudan orantılı seyir izler.

Ameliyat Sonrası Kapanmayan Yaralar (Özellikle Kıl Dönmesi “Açık Pilonidal Sinüs” Ameliyatları)

Kıl Dönmesi ameliyatlarına bağlı olarak gelişen gelişen yaraların bakımında uygun yara bakımı ve pansuman yapıldığı takdirde ortalama 3 haftada iyileşme görülür. Yaranın durumuna bağlı olarak her gün ya da gün aşırı 3 -4 günde bir bakım ve pansuman yapılır. Yaranın iyileşme sürecine bağlı olarak pansuman sıklığı azaltılır.

Varis Tedavisi

Filed under: Genel Cerrahi — Tags: , — admin @ 10:54 am

Varisler sadece kozmetik sorun değil; aynı zamanda tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır..!

Vücudumuzdaki belirli bölgedeki venlerin (toplardamarların) düzensiz biçimde uzaması, genişlemesi ve kıvrımlar oluşturmasına varis denir.

Vücudumuzdaki arterler (atardamarlar) akciğerdeki temizlenmiş kanı dokulara iletirken , venler dokulardaki kirli kanı temizlenmek üzere kalbe tekrar geri götürürler.Bacaklara doğru giden temiz kan ,yerçekiminin de yardımı ve arterlerin vasıtasıyla kolayca yol alırlarken kirli kanı kalbe götüren venler yerçekimi gücüne karşı çalışırlar.

Yerçekimine karşı kanın geri taşınması işlemi balıca 3 etkenin yardımıyla gerçekleşir.

  1. Venlerin elastik duvarlarının direnci
  2. Tek yön geçişe izin veren minik kapakçıklar
  3. Alt bacak kaslarının kasılarak pompa etkisi göstermesi

Sebepler:

  • Genetik faktörler
  • Uzun süreli ayakta çalışmak
  • Uzun süreli oturarak çalışmak
  • Yaş
  • Hamilelik
  • Hareket eksikliği
  • Obesite
  • Bazı ilaçlar(ergenlik-menapoz-doğum kontrol hapları)

Bu yönlü sebepler venlerdeki kapakçıkların görevlerini yeterli şekilde yapamaz hale gelmelerine, kalbe gidecek olan kanın bu kapaklardan geriye kaçmasına ,elastikiyetini kaybeden damarların duvarlarını dışa doğru iterek kıvrımlı uzun ve geniş bir hal almalarına dolayısıyla ciltte varis görünümüne neden olur. Damar duvarının zayıflaması ve bu bölgedeki kan basıncının göllenme nedeniyle artmasına bağlı olarak gelişen varisler en sık olarak bacaklarda oluşur.Bacakta ağırlık hissi ,ağrı, bazen kramp,kan dolaşımında engellenme, damarların üzerinde yanma, kızarıklık ve kötü görünümden dolayı psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir.

Varisler kadınlarda ve erkeklerde görülmektedir.Tedavi edilmezse öncelikle ağrıya neden olurlar.Şikayetler fazla oturma-ayakta durma ile artış gösterebilir ve varis bölgelerinde ödem(şişlik) oluşabilir.Daha ileri safhalarda ise eğer tedavi edilmez ise basit olarak gözlenen bu varisler kronik damar yetmezliğine ve dolaşım bozukluklarına sonunda da bacak ülserlerine (yara açılması) yol açabilirler.

Tedavi Yöntemleri

  1. İLAÇ TEDAVİSİ: Başlangıç safhasındaki varislerde semptomatik rahatlama sağlar.Uzun süreli kullanım gerektirir ve ilaç kesildiğinde şikayetler tekrar başlar.
  2. KOMPRESYON UYGULAMASI: (kompresyon bandajı-varis çorapları)Varisleri ortadan kaldırmaz; diğer tedavilerin uygulanmadığı durumlarda veya geçici bir süre kullanılabilir.
  3. SKLEROTERAPİ : Varislere uygun yerden ve uygun konsantrasyonda sklerozan madde(AETHOXYSKLEROL)enjeksiyonu ile bu damarlardaki kan dolaşımını iptal edilmesi yöntemidir.
    Ameliyatla düzeltilmesi mümkün olmayan kılcal varislerin ve ameliyat sonrası tekrarlayan varislerin tedavisinde de uygulanabilecek bir metottur.Tedavide öncelikle ven lıght denilen özel cihazla damar belirginleştirilir.Sonra çok ince uçlu bir iğneyle varis içerisine damar i yüzeyini tahrip eden sklerozan madde enjekte edilmektedir.Tahrip olan varis dolaşım dışı kalarak görünmez hale gelmektedir.İşlem sonrası 15-20 gün süren.hafif ekimozlar(morarmalar) -renklenmeler olabilir. Fakat hiçbir yara izi kalmaz.
    Uygun şekilde-uzman ellerde yapılırsa riskleri düşük -genellikle ağrısız- iş gücü kaybına yol açmayan-fonksiyonel ve estetik sonuçları mükemmel bir varis tedavi yöntemidir.
  4. CERRAHİ TEDAVİ : Ameliyatla hastalıklı damarın çıkarılması veya bağlanması yöntemidir.Tedavi ancak hastane şartlarında ve genel anestezi altında uygulanabilir.Bu da hastanede yatış ve 1 aylık istirahatle iş gücü kaybına yol açmaktadır.

ÖNERİLER :

  • Mümkün olan her fırsatta bacaklarınızı yukarı kaldırarak (kalp seviyesi üzerine) dinlendiriniz.Bunu günde 3-4 defa 15 dk süreyle yapınız.Özellikle işiniz oturarak çalışmayı ve ayakta durmayı gerektiriyorsa uygulayınız.
  • Seyahatlerde mümkün olduğu kadar bacaklarınızı kıvırmadan uzatarak oturabileceğiniz yerleri seçiniz.Mola sırasında yürüyüş yapınız.
  • Sigara ve alkol kullanmayınız.
  • Asansör yerine merdiveni tercih ediniz.
  • Aşırı sıcak banyo yapmayınız(Kum banyosu-sıcak çamur banyosu-sauna)
  • Spor yapınız.(özellikle yürüyüş)
  • Aşırı kilodan kaçınınız.

Powered by WordPress